OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK (TAKINTI HASTALIĞI)    

         Obsesif Kompulsif Bozukluğu tanımlarken isminde de belirtildiği gibi 3 kavram üzerinde durulmaktadır. Bunlar obsesyon (takıntı), kompulsiyon (zorlantı) ve kaçınma davranışı olmaktadır. Obsesif Kompulsif bozuklukluk genellikle tedaviye bireyler başvurmaz ise artarak devam eden, kişinin hayatındaki birçok alanda işlevselliğinin azalmasına neden olup hayatını kısıtlayan, dışarıdan takıntıların anlaşılmadığı kompulsiyonların ise anlaşılabildiği ya da bazen de zihinsel eylemlerle fark edilemediği bir psikolojik hastalıktır. Takıntı kişinin değerleri üzerinde hassas olduğu noktalardan kişiyi vurur!
        Obsesyon (takıntı), kişinin istemi dışında zihnine gelip kişiyi rahatsız eden, gitmesi için çabaladıkça tekrarlayarak gelip kişi de kaygı uyandıran rahatsız edici intrüzif düşünce, görüntü ya da dürtüdür. Kişiyi rahatsız eden bu takıntının gelmesini istemedikçe aslında düşünceye bir değer vermeye başladığı için kişi buna saplanır ve düşünce tekrarlayıcı bir biçimde daha çok gelmeye başlar ve kaygısı artmaktadır. Takıntıların bir çok çeşidi bulunmaktadır.
       Kompulsiyon (zorlantı) ise kişinin zihnine gelen takıntının yarattığı kişide ki kaygıyı rahatlatma amacı ile kişi de yapılma zorunluluğu hissettiren zaman içerisinde kalıplaşarak ritüelleşen kişi için işlevsel olmayan zihinsel ya da davranışsal yapılan eylemler olmaktadır. Kişi mantıksız bulsa dahi takıntısal düşünceye değer verip anlam yüklemeye başladıkça gelen takıntı kişi de çok daha yoğun kaygı uyandırmaktadır. Kompulsif eylemler kişiye anlık rahatlamalar sağlar ancak takıntı hastalığının en önemli yanlarından biri kişinin hayat kailtesini oldukça düşürmesidir. Çünkü zamanla kişinin yaptığı kompulsif eylemler yetmemeye bu yüzden de süresini ve sayısını arttırmaya başlarlar. Örneğin; tam temiz olmadı obsesyonunun getirdiği rahatsızlık hissini gidermek için başlarda kişi kompulsiyon olarak elini 2 kere yıkarken zamanla el yıkama sayısı yetmemeye ve bu sayısı 3,4,5 derken kişi lavaboda dakikalarını geçirmeye başlar.
       Kaçınma davranışı ise, kişinin kendisini rahatsız edici gelen takıntılarından korunmak için yaptığı işlevsel olmayan bir başa çıkma biçimidir.  Kişi obsesif düşüncelerini tetikleyecek her türlü ortam, nesne ve durumdan kaçınarak bu düşüncenin gelmesini azaltmaya çalışmaktadır. Genellikle takıntısı olan kişi, kompulsif davranışlarla başa çıkamadığında bu durumu seçer ancak kaçınma hastalığı besleyen bir davranıştır. Örneğin; inançlı birinin abdest alırken tam yaptım mı yapmadım mı takıntısı geldiğinde tekrar tekrar abdest almaya başlar. Ancak bu durum zaman içerisinde kişiyi hem fiziken hem de mental olarak yormaya başladığı için; ibadetlerini yapmak istese de takıntısı gelmesin diye takıntının geleceği her şeyi (namaz,abdest) bırakır.
      Obsesif Kompulsif Bozukluğa sahip bireylerde kişinin bir tek tip obsesyonu olmadığı görülebilmektedir. Bir kişide birden fazla farklı takıntı tipi gözükebilir. Örneğin; kişi de aynı anda hem temizlik hem cinsel hem de dini takıntılar olabilir. Bazı kişilerde ise obsesyonlar şekil değiştirebilmektedir. El yıkama obsesyonu olan birinin zaman içerisinde bu obsesyonu kaybolmuş ve yerini kontrol etme obsesyonları alabildiği gibi örnek durumlar tedavi görülmez ise sıklıkla yaşanabilmektedir.
OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK (TAKINTI HASTALIĞI) TÜRLERİ
1. SALDIRGANLIK - ZARAR GÖRME TAKINTISI
       Saldırganlık takıntısında birey kendisine ya da başkasına karşı saldırganca bir davranış gerçekleştirilmesi ya da araç kullanarak yaparsam diye gelen obsesif düşüncesi ile birlikte kaygı yaşamaktadır.
       
       Bu takıntı çeşidinde kişi kendimi camdan atarsam, sevdiğim birini bıçaklarsam, metro raylarına birini ya da kendimi itersem, yaptığım yemek ile birini zehirlersem, salata hazırlarken bıçağı ya kendime saplarsam, ya uygunsuz bir biçimde ağzımdan küfür ya da uygunsuz bir kelime çıkarsa, kırmızı ışıkta yola yakın dururken ya yola atlarsam gibi düşüncelerle kendisine ya da bir başkasına karşı saldırganca davranabileceği düşüncelere anlam yüklemekte olup korku ve kaygı duyarlar.
 
  Bu kişiler kompulsiyon eylem olarak kaygıları ile başa çıkabilmek ya da kurtulma adına zihinsel yada eylemsel davranışlarda bulunmaktadır. Genellikle bu eylemler kendilerine yönelik ise bedenlerini kontrol etme, başkasına yönelik ise geriye dönüp o kişiyi kontrol etme ya da yanındaki kişiye sorarak onay alma üzerinden gerçekleşir. Kişi eğer bununla başa çıkamıyor ise kaçınma davranışlarıyla hayatını köşeye sıkışana kadar idame ettirir. Örneğin, kişi ya çocuğumu zehirlersem obsesif düşüncesinin sonucunda yemek yaparken sesli bir şekilde koyduğu tüm malzemeleri bir çok kez okuyarak, sesli adını söyleyerek yemeğini yapabilmektedir. Bu tip obsesyonları olan kişilerde genel olarak kaçınma davranışları görülür. Kaçınma davranışı olarak bu kişiler camdan atlar mıyım düşüncesi ile bütün cam ve pencerelerden uzak durabilir, birini bıçaklar mıyım düşüncesi ile kesici aletlerin olduğu mutfak ve benzeri alanlara girmeyebilir, televizyon ve haberlerde bu tarz konular geçtiğinde obsesif düşüncelerinden kaçmak adına kanal değiştirebilir.
2. KİRLENME - BULAŞMA - TEMİZLİK TAKINTISI
       Kirlenme, bulaşma ya da temizlik obsesyonlarında kişi kirlenme düşünceleri, sıçrama ile ilgili düşünceler mikrop kapma, sperm-meni gibi tuvalette bazı vücut sıvılarının bulaşması, dışkı-idrar gibi obsesif gelen düşüncelerden fazlasıyla kaygı duymaktadır. Bu kişiler genel olarak çevredeki bir çok şeyden bunların gelmesinden kaygılandığı için kompulsif eylem olarak bir çok temizlenme davranışı sergiler.
       Bu kişilerin temizlenme ritüelleri zaman içerisinde sayıları ve süreleri artma ve bunun sonucunda hayat kalitesi fazlası ile düşer. Örneğin, ellerini 2 kere yıkayan ya da duş süresi 10 dakika olan bir kişinin kompulsiyon yaptıkça bu süreleri ve yıkama sayıları artmakta ve özellikle de kendi evlerine girip tamamen temiz olma hissiyatına sahip olmak istedikleri alanlarda banyodan kolayca çıkamazlar. Dışarı da ise girdikleri tuvaletleri önceden temizleyebilir, yanlarında dezenfekte edebilecekleri ürünler bulundurarak kullanabilirler. En çok hastalarda görülen el yıkama, duş alma, fazlaca bulunduğu ortamları steril tutmak gibi eylemler de bulunurlar. Eğer bu kompulsiyonları yaptıkları hal de kuşku duyuyorlar ise ya direk bu alanlarda bulunmaz ya da temas etmemek adına ,dirsekleri kullanma,peçete,eldiven gibi aracılar kullanırlar. Örneğin, dışkı, idrar, kir bulaşma obsesyonu olan bir kişi kendisine göre temiz bulmadığı dışarıda bütün tuvaletlere girmeyebilirler. Dışarı da uzun süre kalacaksa tuvaleti gelmemesi için sıvı tüketimini azaltabilirler. Kapı kolu, musluk vanası, lamba düğmesi gibi bir çok kişinin temas ettiği alanlara elleri yerine örneğin dirsekleri,ayakları ile açabilir ya da bunları birinin açmasını bekleyebilir, eğer bu konforu bulamıyorlarsa peçete gibi birşey ile direk eline temas etmesine izin vermeden dokunabilirler.
         Obsesif Kompulsif Bozuklukta en çok sık görülen takıntı grubu temizlik takıntısı ile bu gruptur. Bu kişiler çevrelerindeki her alanda ve nesne de buna dikkat etse de kendi yaşam alanları içerisinde çekirdek ve en korunaklı olan yaşadıkları yerleridir. Kişi buraya dışarıdan gelebilecek kir, mikrop vb. her şeyden kaçınır ve kendilerine güvenli bir alan oluştururlar. Eğer kişinin birlikte  yaşadığı kişiler var ise ya kendisinin düzenine ayak uydurmak durumundadırlar ya da takıntısı olan kişi ile çatışmalı bir hayat yaşarlar.
3. CİNSEL TAKINTI
       Cinsel obsesyonlarda kişi zihnine gelen cinsel içerikli gelen düşünce, görüntü veya dürtülerden kaygı duyar. Kişiye gelen bu obsesyonların canlandığı kişiler obsesif düşüncenin geldiği bireyin tanıdığı ve yakınlık alanına yaklaştıkça bu kişi de utanç ve kaygı yaratmaktadır. Bu kişiler karşı cinsle ilgili obsesyonları olabileceği gibi hemcinsine karşı da gelebilir. Bu durumlarda ‘’bunu düşündüğüme göre acaba eşcinsel miyim?’’ gibi düşünceler ya da bir çocuğa karşı gelen bu durumlar da ‘’ pedofili miyim?’’ gibi obsesif sorgulamalara girebilirler.
 
       Cinsel obsesyonu olan bireyler genel olarak kaçınma davranışları gösterirler. Bu kişiler bu takıntıların gelebileceği kişi ve ortamlardan uzak durmaya çalışır ya da bu düşünce geldiğinde nötralize edebilmek adına başka bir düşünce ile bu kaygılarını rahatlatmaktadırlar. Kompulsiyon olarak ise bu kişiler örneğin, eşcinsel miyim acaba obsesyonu var ise bu kişinin kendisi hemcinsi ile cinsel birlikteliğe girebilir,porno izleyebilir ve haz almadım diyerek ispat etme çabası ile kaygısını düşürebilmektedir. Ancak bir süre sonra bundan da şüphe duyarlar. Bu yüzden de bu kişiler takıntısını getirecek her türlü kişi ve cinsiyetin olduğu ortamdan kaçınırlar. Zaman içerisinde evden çıkmak istemeyecek duruma gelirler ve hayat kaliteleri tamamen düşer.
 
      Cinsel obsesyonu olan kişilerin en yoğun duygusu kendilerini bu durumu yaşayan tek kişi olduklarını, yoğun utanç duygusu ile hissettiklerinden destek almaya çekinirler. Bu gelen düşünce ve hislerin obsesif düşünce olduklarının farkında değildirler. Bu yüzden de kendileri yoğun duygular içerisinde ızdırap çekerler.
Yaşadıkları durumun bir psikolojik hastalık olduğunu bilmediklerinden bu kişiler ruh sağlığı çalışanlarına gelene kadar genellikle cami hocalarına sorarak, dua ederek, muska yazdırma gibi arayışların içerisinde bulurlar. Ancak kişiyi anlık rahatlatsa bile aslında her geçen gün tedavi görmedikleri sürece hastalıkları olumsuz yönde ilerler. Bu yüzden de diğer takıntılarda olduğu gibi cinsel takıntıların tedavisi psikoterapi ile mümkündür.
5. DİNİ TAKINTI
      Takıntılar içerisinde en yanlış yönde çare aranan takıntı grubu dini olanlardır. Çünkü toplumumuz da ne yazık ki kişi dini takıntı yaşıyorsa bunu 'vesvese' olarak yorumlamakta ve tedavi görmek yerine yanlış ve hastalığı kötü etkileyen çareler aramaktadır. Dini Takıntısı olan bireyin zihnine kişinin kendi inancının ne olduğuna bağlı yaratıcısına ya da dini her şeye karşı hürmetsizlik ile ilgili imaj ya da düşünceler gelebilmektedir. Bu kişilerin zihnine Tanrı’ ya küfür etmek, yaratıcının gönderdiği kitap, nesne vb. şeylere zarar vermek, Tanrı’ya şirk koşmak gibi birçok düşünce ya da görüntüler gelir ve kişi de yoğun kaygı uyandırır.
 
     Dini obsesyonu olan kişiler çoğunlukla anlık olarak rahatlamak için çok fazla kompulsiyon yapabilmektedirler. Örneğin kişi içinden durmadan dua ya da tövbe edebilir. İnancına bağlı ibadet ettiği yerlere gidebilir ve buradaki din görevlisi bireylere sorular sorabilmektedirler. Kişi gelen bu düşüncelerine anlam yükledikçe kişi için manevi olarakta bir yük olmaya ve ızdırap çekmeye başlarlar. Bu kişilerde kompulsiyonların sayısı arttıkça durumun içinden çıkamayacak raddelere gelebilir ve kaçınma davranışları sergileyebilmektedirler. Örneğin, namaz kılan birinin zihnine namaz esnasında durmadan Tanrı’ya küfür etmekle ilgili obsesif düşünceler geldikçe bu durum kişide çok yoğun kaygı uyandırdığı için bir süre sonra bu kaygılar gelmesin diye namaz kılmayı bırakabilmektedir.
     Özetle, vesvese olarak bilinen düşünceler aslında bir psikolojik hastalığın sonucudur. Bunlar obsesif düşüncedir ve psikoterapi ile çözümlenebilir. Utanç ve yargılanma korkusu ile psikologa başvurmuyor olabilirler. Ancak hocaya gitmek, tövbe etmek sorunun çözümü değil tam tersine zaman içerisinde bunlarında yetmediği çıkmaz bir durum haline gelinir.
 
5. SAKLAMA - BİRİKTİRME TAKINTISI
       Saklama ve Biriktirme obsesyonu olan bireyler kişi için manevi bir değeri olmasa dahi belirli bir nesneyi ya da birbiriyle bağlantısı olmayan bir çok nesneyi biriktirebilmektedir. Bu obsesyon çeşidinde dikkat edilmesi gereken, bu nesneler kişinin bir koleksiyonerlik ya da hobi için yaptığı bir şey değildir. Kişinin zihnine bir nedeni olmasa dahi biriktirmesi gerektiği düşüncesi gelir ve kompulsif eylem olarak kişi hayatında işlevselliği ve yaşam alanını kısıtlayabilecek kadar bu nesneleri biriktirebilmektedir. Bu kişiler genelde ileri de lazım olacaktır ya da bunu saklamaz ise kendisinin ya da birinin başına kötü bir şey gelebilir gibi düşünceler nedeni ile biriktirme eğilimindedirler.. Örneğin; çöp, kap,  kova, poşet, 2. el eşya, gazete,dergi,biblo vs. biriktirmek
6. SİMETRİ - DÜZEN TAKINTISI
       Simetri ve düzenle ilgili obsesyonu olan bireyler genellikle düşünce ve itki olarak bu obsesyonları yaşamaktadırlar. Düşünce olarak bakıldığında örneğin, kişi düzgün durmadığını gördüğü bir eşyayı düzeltmez ise o eşyanın sahibinin başına kötü bir şey gelebileceği düşüncesi ile kaygısı artmaktadır. Bu bireyler genel de kompulsif eylemleri fazlasıyla yapmakta ve her şeylerini düzen içinde oturtmaktadırlar. İtki olarak gelen bu obsesyonlarda ise kişi sadece kendisi için düzenli olmayan nesneleri gördüğünde kendisini rahatsız hissetmekte ve hemen düzen içerisine sokmaktadır.
7. SOMATİK (HASTALIK KAPMA) TAKINTISI
       Somatik Obsesyonu olan bireyler kanser, AIDS gibi hastalıkları geçirmek ile ilgili zihinlerine gelen düşüncelerden dolayı kaygı duymaktadırlar. Burada ayırt edilmesi gereken durum bu hastalıkların bir mikrop ya da kirden dolayı yaşayacağı bir hastalıktan değil genel olarak hastalıklar sonucu bedenlerinde düşündükleri bölgelerin rahatsızlanması kaygısını yaşarlar. Kompulsiyon olarak bu bireyler genel olarak hasta olmamak adına ekstrem bir şekilde sağlıklarını dikkat etmeye çalışır, düzenli olarak check up’ a girer, gittikleri doktorlarda genellikle sonuçları temiz çıktığından emin olabilmek adına farklı bir çok doktorda aynı işlemleri yaptırır, internet araştırmalarına girerler. Ancak bunların hepsi takıntıları negatif olarak besleyen davranışlardır. Kişi hiçbir zaman tatmin olmaz ve şüphe duyarlar. Tedavisi için psikoterapi ile çalışılmalıdır.
8. KUŞKU - ŞÜPHE TAKINTISI
        Kuşku ve şüphe obsesyonu olan bireyler genellikle emin olamama durumunu yaşarlar. Yaptıklarını bildikleri bir durumda zihinlerine gelen ''ya yapmadıysam, yaptım mı yoksa yapmadım mı'' düşüncesi ile emin olamazlar. Örneğin; kapıyı kitledim mi, ocağı açık mı bıraktım, prizden fişi çektim mi gibi düşünceler zihinlerinde olur ve kaygı duyarlar. Bu kişilerin kompulsif eylemi kontrol etmektir. Kişi başlarda az sayı da tekrar yapsa da zaman içerisinde yaptığı kontrol eylemleri de yeterli gelmez sayısı artar ve kısır bir döngüye girer. Kişi bu durumla başa çıkabilmek adına yaptığına emin olamadığı şeyin cep telefonundan fotoğrafını çekerek, başka birine şüpheye düştüğü alanı kontrol ettirerek, çevresindekiler bu alan ile ilgili emin olabilmek adına sorular sorarak da kompulsiyonlar yapabilmektedir. Ancak bu durumlar takıntıları olumsuz yönde besleyen eylemlerdir. Psikoterapi desteği alınması etkin tedavidir.
 
9. YİNELEME (TEKRARLAMA) TAKINTISI
        Yineleme obsesyonu olan kişiler belirli bir eylemi, düşünceyi ya da itkiyi tekrar tekrar yapması gerektiği düşüncesini yaşarlar. Bu durumlar da kişinin tekrar yapacağı şeyi kendisi için özel belirli bir sayısı da olup her alanda bunu uygulayabileceği gibi her durum için o an zihnine gelen obsesif düşüncenin getirdiği rakam olarak farklı sayılarda da yapabilmektedirler. Bu kişiler bu eylemleri yapmaz ise kaygı duymaktadırlar. Genellikle bu obsesyon türünde kaçınma davranışları görülmez ve obsesif düşüncelere fazlası ile anlam yüklendiğinden kompulsiyonlara teslim olunmuş durumdadırlar.
OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK KENDİLİĞİNDEN GEÇER Mİ?
 OKB TEDAVİSİ NASIL?
    Takıntı Hastalığı kendiliğinden iyileşen bir rahatsızlık değildir. Ergenlikle birlikte genellikle patlak verir. Zaman içerisinde takıntısal düşencenin artışı ile rahatlamak amacıyla kompulsif davranışların arttığı ve kişinin ya hayatını takıntılarına göre düzenlediği ya da başa çıkamadığı için işlevselliğini kaybederek devam ettiği bir ruhsal hastalıktır. Aslında geçirilen her zaman takıntıların artmasına neden olur.
 
Takıntı hastalığının tedavisi psikoterapi ile mümkündür. Eğer kişinin takıntıları çok kemikleşmiş ve psikologu gerekli görürse ilaç tedavisi de eklenebilmektedir. Ancak sadece ilaç tedavisi görmek hastalığın semptomlarını biraz azaltsa da hastalık asla geçmez. Bu yüzden de terapi öncelikli tedavidir.
      
  • Instagram
  • YouTube
Bize Ulaşın

© 2020 by Ceren TATAR. Tüm hakları saklıdır.