Online Psikolog ve Online Psikoterapi Desteği
Online psikoterapi, kişinin bulunduğu yerden güvenli ve mahrem bir ortam sağlayarak psikoterapi görüşmelerine katılabilmesidir. Yüz yüze görüşmeye düzenli gelemeyen, İstanbul dışında yaşayan, yurt dışında bulunan ya da terapi sürecini Türkçe yürütmek isteyen kişiler için online görüşme uygun bir seçenek olabilir.
Bu sayfada online psikoterapinin ne olduğunu, kimler için uygun olabileceğini, hangi durumlarda dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini, ilk görüşmenin nasıl ilerlediğini ve yurt dışında yaşayan Türkçe konuşan kişiler için online terapi sürecinde nelere dikkat edilebileceğini anlatıyorum.
Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist Ceren Tatar olarak Kadıköy'de yüz yüze ve uygun durumlarda online psikoterapi görüşmeleri yürütüyorum. Çalışmalarımda psikanalitik/psikodinamik psikoterapi yaklaşımını esas alıyor; kişinin yalnızca belirtisini değil, bu belirtinin yaşamı, ilişkileri, geçmiş deneyimleri ve iç dünyasıyla nasıl bağlantı kurduğunu anlamaya çalışıyorum.
Online psikoterapi hakkında bilgi alırken "en iyi online psikolog" gibi ifadelerle karşılaşabilirsiniz. Ancak psikoterapide önemli olan, genel bir sıralama ya da garanti değil; uzmanın eğitimi, klinik deneyimi, çalışma sınırları, etik dili, mahremiyet çerçevesi ve sizin ihtiyacınıza uygun bir terapötik ilişki kurulup kurulamayacağıdır.


Online Psikoterapi Kimler İçin Uygun Olabilir?
Online psikoterapi bazı kişiler için ulaşılabilirliği artırabilir. Özellikle yüz yüze görüşmeye düzenli gelmekte zorlanan, yoğun çalışma temposu olan, şehir dışında yaşayan, bedensel veya pratik nedenlerle ofise gelemeyen ya da yurt dışında yaşadığı için Türkçe psikoterapi desteği arayan kişiler için değerlendirilebilir. Online psikoterapi şu durumlarda uygun olabilir:
-
İstanbul dışında yaşayan ve Türkçe psikoterapi almak isteyen kişiler
-
Yurt dışında yaşayan Türkçe konuşan kişiler
-
Kadıköy'e düzenli gelemeyen ama terapi sürecini sürdürmek isteyen kişiler
-
Kaygı, panik atak, takıntılar, depresif duygular, ilişki sorunları veya kendilik değeri üzerine çalışmak isteyen kişiler
-
İş, okul, aile veya yaşam koşulları nedeniyle daha erişilebilir bir terapi çerçevesine ihtiyaç duyan kişiler
-
Evinde veya bulunduğu yerde sessiz, mahrem ve kesintisiz bir görüşme alanı sağlayabilen kişiler
Online psikoterapinin uygun olup olmadığı ilk görüşmede birlikte değerlendirilir. Bazı durumlarda online terapi tek başına yeterli olmayabilir; yüz yüze görüşme, psikiyatri değerlendirmesi veya kişinin bulunduğu yerde ek destek gerekebilir.
Online Psikoterapi Yüz Yüze Terapiyle Aynı mıdır?
Online terapi yüz yüze terapiyle birebir aynı deneyim değildir; ancak doğru koşullar sağlandığında güvenli, düzenli ve derinlikli bir psikoterapi süreci yürütülebilir. Burada belirleyici olan yalnızca görüşmenin ekran üzerinden yapılması değil, seansın nasıl bir çerçeve içinde kurulduğudur.
Online terapinin sağlıklı ilerleyebilmesi için kişinin seansa mahrem, sessiz ve bölünmeyecek bir ortamdan katılması önemlidir. Kapınızı kapattığınızda kendinizi özgürce ifade edebildiğiniz bir alan yaratmanız, terapi sürecinin güvenli hissedilmesine yardımcı olur. Görüşme sırasında cihazın masa üzerinde sabit durması, şarjının yeterli olması, internet bağlantısının kesintisiz olması ve mümkünse telefon yerine laptop, tablet veya bilgisayar kullanılması önerilir.
Bildirimlerin kapatılması, kulaklık kullanılması ve seans sırasında başka bir işle meşgul olunmaması da terapötik çerçevenin korunmasına katkı sağlar. Çünkü online terapi de yüz yüze terapi gibi belli bir ciddiyet, süreklilik, mahremiyet ve dikkat gerektirir.
Bu çerçeve yalnızca danışandan beklenen bir koşul değildir. Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist Ceren Tatar olarak ben de online görüşmelere mahrem, kesintisiz ve profesyonel bir ortamdan katılırım. Online psikoterapide terapist ve danışanın bu çerçeveyi birlikte koruyabilmesi, sürecin güvenilirliği açısından önemlidir.
Bu nedenle online terapinin uygunluğu, yalnızca “ekrandan konuşmak mümkün mü?” sorusuyla değil; kişinin mahremiyet sağlayıp sağlayamadığı, seansa düzenli katılıp katılamadığı, yaşadığı sorunun online çalışmaya uygun olup olmadığı ve terapötik ilişkinin bu ortamda sürdürülebilir olup olmadığıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Mahremiyet ve Gizlilik Nasıl Korunur?
Online psikoterapide mahremiyet, sürecin en temel koşullarından biridir. Görüşmeye katıldığınız ortamın sessiz, kapalı, başkaları tarafından duyulmayacak ve bölünmeyecek bir yer olması önemlidir. Terapi sırasında araba, kafe, iş yeri, ortak yaşam alanı veya başkalarının girip çıkabileceği odalar uygun olmayabilir.
Online görüşme için mümkünse kulaklık kullanmanız, internet bağlantınızı önceden kontrol etmeniz, seans sırasında bildirimleri kapatmanız ve yalnız kalabileceğiniz bir zaman seçmeniz önerilir. Bu koşullar yalnızca teknik rahatlık için değil; kişinin kendini yeterince güvenli hissedebilmesi için de önemlidir.
Gizlilik, yüz yüze psikoterapide olduğu gibi online psikoterapide de temel ilkedir. Ancak kişinin kendisine veya başkasına zarar verme riski, çocuk/ergen güvenliği ya da yasal bildirim gerektiren durumlar gibi mahremiyetin sınırlarının konuşulması gereken istisnai alanlar olabilir. Bu sınırlar ilk görüşmede açıkça ele alınmalıdır.
İlk Online Görüşmede Neler Konuşulur?
İlk online görüşme, sizi hemen bir kalıba yerleştirmek için değil; yaşadığınız zorlanmayı, neye ihtiyaç duyduğunuzu ve psikoterapi sürecinin sizin için uygun olup olmadığını anlamak için yapılır. İlk görüşmede genellikle şu başlıklar ele alınır:
-
Terapiye başvurma nedeniniz
-
Yaşadığınız belirtilerin ne zamandır sürdüğü
-
Günlük yaşam, iş, okul, ilişki ve aile alanlarının nasıl etkilendiği
-
Daha önce psikoterapi veya psikiyatri desteği alıp almadığınız
-
Online görüşme için mahrem ve güvenli bir ortamınız olup olmadığı
-
Yurt dışında yaşıyorsanız bulunduğunuz ülke, saat farkı ve acil durumda ulaşabileceğiniz yerel destek imkanları
-
Görüşmelerin hangi sıklıkta ve hangi çerçevede ilerleyebileceği
İlk görüşme sonunda psikoterapi sürecinin online yürütülüp yürütülemeyeceği, ek bir psikiyatri değerlendirmesine ihtiyaç olup olmadığı ve nasıl bir çalışma çerçevesi kurulabileceği birlikte değerlendirilir.
Yurt Dışında Yaşayan Türkler İçin Online Psikoterapi
Yurt dışında yaşamak bazen yalnızca başka bir ülkede bulunmak değildir. Dil, aidiyet, aileden uzaklık, kültürel geçiş, çalışma düzeni, göç deneyimi, ilişki sorunları, yalnızlık ve "kendini iki yer arasında hissetme" gibi duygular kişinin ruhsal dünyasında önemli bir yer tutabilir.
Bu nedenle yurt dışında yaşayan bazı kişiler psikoterapi sürecini Türkçe yürütmek isteyebilir. Türkçe konuşmak, yalnızca kelimeleri daha kolay bulmak değil; duygunun, aile hikayesinin, çocukluk imgelerinin, utancın, öfkenin ve kırılganlığın daha tanıdık bir dilde ifade edilebilmesi anlamına gelebilir.
Online psikoterapi, Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa, İsviçre, Avusturya, İngiltere, İtalya ve Norveç gibi ülkelerde yaşayan Türkçe konuşan kişiler için değerlendirilebilir. Bu sayfa Türkiye merkezli online psikoterapi sürecini anlatır; yurt dışında fiziksel bir klinik/ofis bulunduğu anlamına gelmez.
Ülke bazlı bilgi almak isterseniz şu sayfaları da inceleyebilirsiniz:
Yurt dışında yaşayan kişilerde online psikoterapi planlanırken saat farkı, mahremiyet, kriz durumunda yerel sağlık sistemine erişim, mevcut psikiyatri takibi ve kişinin yaşadığı ülkenin koşulları birlikte düşünülmelidir.
Online psikoterapide çalışılabilecek konular kişinin ihtiyacına, belirtilerin yoğunluğuna ve online görüşmenin uygunluğuna göre değişir. Bazı kişiler belirgin bir belirtiyle başvurur; bazıları ise ilişkilerinde, kendilik algısında, tekrar eden döngülerde veya içsel sıkışmışlıkta zorlandığını hisseder.
Depresyon; çökkünlük, enerji kaybı, umutsuzluk, içe çekilme ve daha önce ilgi duyulan şeylerden zevk alamama gibi belirtilerle yaşanabilir. Psikoterapide belirtilerin kişinin kayıpları, ilişkileri, kendilik değeri ve yaşam öyküsüyle bağlantısı birlikte ele alınabilir.
Ani öfke patlamaları, bastırılmış kırgınlıklar, kendini ifade etmekte zorlanma ve ilişkilerde tekrar eden çatışmalar psikoterapi sürecinde ele alınabilir.
Kaygı bozuklukları; sürekli tetikte olma, geleceği kontrol etme ihtiyacı, bedensel huzursuzluk ve zihinsel meşguliyetle yaşanabilir. Psikoterapide kaygının hangi içsel ve ilişkisel süreçlerle bağlantılı olduğu çalışılabilir.
Beden dismorfik bozukluk; kişinin görünüşü ya da bedeninin belirli bir bölgesiyle yoğun meşgul olması, kusur algısı ve kaçınma davranışlarıyla ilişkili olabilir. Psikoterapide bu algının kişide neyi temsil ettiği çalışılabilir.
OKB; tekrar eden rahatsız edici düşünceler, şüphe, emin olamama, suçluluk ve rahatlama arayışıyla ortaya çıkan döngülerle yaşanabilir. Psikoterapide bu döngülerin kişide hangi anlamlara bağlandığı ele alınabilir.
Tekrarlayan ilişki döngüleri, terk edilme korkusu, güven sorunları, kıskançlık ve yakınlık kurmakta zorlanma psikoterapi sürecinde birlikte anlaşılabilir.
Bipolar bozuklukta duygudurum dalgalanmaları, işlevsellikte zorlanma ve ilişkisel etkiler psikiyatrik takip ve psikoterapi çerçevesi içinde ele alınabilir.
Trikotillomani; saç, kaş ya da kirpik yolma davranışıyla seyreden, çoğu zaman gerginlik ve rahatlama arayışıyla ilişkili olabilen bir döngüdür. Psikoterapide bu davranışın altında yatan duygusal süreçler çalışılabilir.
Panik atak; çarpıntı, nefes darlığı, kontrolü kaybetme ya da ölüm korkusu gibi yoğun bedensel ve duygusal belirtilerle yaşanabilir. Psikoterapide panik döngüsünün nasıl oluştuğu ve kişide neye karşılık geldiği ele alınabilir.
Bağımlılık döngüleri; alkol, madde, kumar, alışveriş, ekran, oyun ya da kripto para gibi alanlarda kişinin kontrol etmekte zorlandığı tekrar eden davranışlarla kendini gösterebilir. Psikoterapi sürecinde yalnızca davranış değil, bu davranışın hangi duygusal boşluk, kaygı, dürtü ya da ilişkisel zorlanmayla bağlantılı olduğu da ele alınır.
Sosyal fobi; yargılanma, hata yapma, küçük düşme ya da görünür olma korkusuyla sosyal ortamlardan kaçınmaya yol açabilir. Psikoterapide bu korkunun kişinin iç dünyasında neye karşılık geldiği çalışılabilir.
Kayıp, ayrılık, ölüm ya da hayat değişimleri sonrasında yaşanan yas; boşluk, öfke, suçluluk, özlem ve çaresizlik duygularıyla birlikte ele alınabilir.
Kendini değersiz, yetersiz ya da sevilmeye layık değilmiş gibi hissetmek kişinin özsaygısını, ilişkilerini ve kararlarını etkileyebilir. Psikoterapide bu duygunun geçmiş ve bugünkü ilişkilerle bağlantısı anlaşılmaya çalışılır.
Duygusal yeme; stres, kaygı, boşluk hissi ya da bastırılmış duygularla baş etme biçimi haline gelebilir. Psikoterapide yeme davranışının duygusal ve ilişkisel döngüleri anlaşılmaya çalışılır.
Özgüven eksikliği; kişinin kendini yetersiz, başarısız, değersiz ya da başkalarının gözünde küçülmüş hissetmesiyle ilişkili olabilir. Psikoterapide kişinin kendisiyle kurduğu ilişki birlikte ele alınır.
Hasta olma korkusu; bedensel belirtileri sürekli kontrol etme, ciddi bir hastalık ihtimalinden emin olamama ve rahatlama arayışının kısa süreli kalmasıyla yaşanabilir. Psikoterapide bu kaygının kişide neye karşılık geldiği ele alınabilir.
Psikanalitik psikoterapi, kişinin yalnızca "ne yaşadığını" değil, yaşadığı şeyin ruhsal dünyasında nasıl anlam kazandığını da anlamaya çalışır. Online psikoterapide de bu yaklaşım korunabilir; ancak ekranın, ev ortamının ve mesafenin terapi ilişkisine nasıl dahil olduğu dikkatle ele alınır.
Kimi zaman kişi online görüşmede kendini daha rahat ifade eder. Kimi zaman da aynı oda içinde olmamak, duygusal teması zorlaştırabilir. Bunlar terapiye engel olmak zorunda değildir; aksine kişinin yakınlık, mesafe, güven, kontrol ve görünürlükle kurduğu ilişkiyi anlamak için önemli ipuçları verebilir.
Psikanalitik/psikodinamik çalışmada amaç hızlı bir rahatlama vaadi vermek değildir. Amaç, kişinin belirtilerinin ardındaki tekrarları, çatışmaları, duygusal ihtiyaçları ve ilişkisel örüntüleri daha derinlikli biçimde anlamasına alan açmaktır.
Yüz yüze görüşmeler Kadıköy'de yapılmaktadır. Online psikoterapi ise kişinin koşulları uygunsa yurt içinden veya yurt dışından planlanabilir. Görüşme biçimi ilk değerlendirmede birlikte ele alınır; bazı kişiler için online süreç uygun olabilir, bazı kişiler için yüz yüze ya da psikiyatri destekli bir çerçeve daha doğru olabilir.
Online psikoterapiye başlamak istiyorsanız, öncelikle ilk görüşme için uygunluk ve randevu süreci değerlendirilir. Görüşmelerin düzeni, sıklığı, online bağlantı koşulları ve terapi çerçevesi bu görüşmede konuşulur.
Randevu oluşturmak veya görüşme süreci hakkında bilgi almak için randevu ve iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.