top of page
yaygın anksiyete bozukluğu

Yaygın Anksiyete Bozukluğu ve Sürekli Kaygı

Yaygın anksiyete bozukluğu, kişinin günlük yaşamda birçok konu hakkında yoğun, tekrarlayan ve kontrol etmekte zorlandığı bir kaygı yaşamasıyla kendini gösterebilir. Bu kaygı yalnızca belirli bir olayla sınırlı kalmayabilir; sağlık, iş, okul, aile, ilişkiler, gelecek, para, hata yapma ya da kötü bir şey olma ihtimali zihinde sürekli dönebilir.

Kişi çoğu zaman "çok düşünüyorum", "rahatlayamıyorum", "hep tetikteyim", "içim sıkılıyor", "sanki kötü bir şey olacakmış gibi hissediyorum" ya da "kafam hiç susmuyor" diyebilir. Bu nedenle yaygın anksiyete yalnızca zihinsel bir kaygı hali değil; bedende, ilişkilerde, uykuda ve kişinin kendini güvende hissetme biçiminde de etkisini gösterebilir.

Bu sayfada yaygın anksiyete bozukluğunun ne olduğunu, belirtilerini, panik atak ve sağlık anksiyetesiyle nasıl karışabildiğini, psikoterapide nasıl ele alınabileceğini ve Kadıköy'de ya da online psikoterapi sürecinde nasıl çalışıldığını sade bir dille anlatıyorum.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Yaygın anksiyete bozukluğu, kişinin farklı yaşam alanlarıyla ilgili yoğun ve süreğen kaygı yaşaması, bu kaygıyı durdurmakta zorlanması ve kaygının günlük işlevselliği etkilemesiyle görülebilen bir kaygı bozukluğu türüdür.

Günlük hayatta kaygı duymak tek başına bir sorun değildir. Kaygı bazen bizi korur, plan yapmamıza yardımcı olur ve riskleri fark etmemizi sağlar. Ancak kaygı neredeyse sürekli hale geliyor, kişi zihnini susturamıyor, bedeni sürekli alarmdaymış gibi yaşıyor ve rahatlamak giderek zorlaşıyorsa yaygın anksiyete açısından değerlendirme gerekebilir.

Yaygın anksiyetede kaygı çoğu zaman tek bir konuya bağlı değildir. Bir gün sağlıkla, başka bir gün işle, sonra aileyle, sonra gelecekle ilgili endişe öne çıkabilir. Zihin yeni bir konu bulur; kişi kısa süreli rahatladıktan sonra başka bir ihtimale takılabilir.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Yaygın anksiyete belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişilerde düşünceler daha baskındır; bazı kişilerde ise bedensel gerginlik, uyku, mide, kas ağrısı ya da çarpıntı gibi belirtiler daha çok dikkat çeker. Sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Sürekli endişe etme

  • Endişeyi durdurmakta zorlanma

  • Aşırı düşünme ve olasılıkları tekrar tekrar değerlendirme

  • Kötü bir şey olacakmış gibi hissetme

  • İç sıkıntısı, huzursuzluk veya daralma

  • Tetikte olma, kolay irkilme

  • Kas gerginliği, baş ağrısı veya beden ağrıları

  • Uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte zorlanma

  • Dikkat toplamakta güçlük

  • Çabuk yorulma

  • Sinirlilik veya tahammülsüzlük

  • Mide, bağırsak, nefes, kalp atışı gibi bedensel duyumlara odaklanma

Eğer kaygı daha çok "zihnim susmuyor" şeklinde yaşanıyorsa aşırı düşünme yazısı yardımcı olabilir. Eğer kaygı daha çok bedende sıkışma, daralma veya huzursuzluk gibi hissediliyorsa iç sıkıntısı yazısını da okuyabilirsiniz.

Günlük Kaygı ile Yaygın Anksiyete Aynı Şey mi?

Her insan zaman zaman kaygılanır. Önemli bir görüşme, sağlık kontrolü, iş değişikliği, ilişki sorunu ya da belirsiz bir durum karşısında kaygı yaşamak olağandır. Yaygın anksiyetede ise kaygı çoğu zaman olayın kendisinden daha uzun sürer, daha geniş alanlara yayılır ve kişinin iç dünyasında sürekli bir alarm hali yaratır.

Günlük kaygıda kişi bir süre sonra rahatlayabilir. Yaygın anksiyetede ise rahatlama kısa sürer; zihin yeni bir ihtimale, yeni bir riske ya da henüz olmamış bir senaryoya geçebilir. Bu nedenle kişi dışarıdan "her şey yolunda" görünse bile içeride sürekli tetikte hissedebilir.

Bu durum yalnızca "fazla düşünmek" ya da "hassas olmak" değildir. Kişi çoğu zaman mantıken kaygısının abartılı olabileceğini bilir; fakat beden ve zihin yine de sakinleşmekte zorlanır.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Neden Olur?

Yaygın anksiyetenin tek bir nedeni yoktur. Kişinin mizacı, yaşam deneyimleri, aile ilişkileri, geçmişte yaşanan kayıplar, travmatik deneyimler, uzun süreli stres, belirsizliğe tahammül etmekte zorlanma ve kişinin kendisiyle kurduğu ilişki kaygının biçimini etkileyebilir.

Bazı kişiler için kaygı, kontrolü kaybetmeme çabası gibi çalışır. Kişi her ihtimali önceden düşünürse daha güvende olacağını hissedebilir. Ancak zihin ne kadar çok kontrol etmeye çalışırsa, çoğu zaman o kadar çok yeni ihtimal üretir.

Psikanalitik açıdan bakıldığında anksiyete bazen yalnızca bugünkü olaylara verilen bir tepki değildir. Kişinin geçmişte öğrendiği güvenlik duygusu, ilişkilerde hissettiği sorumluluk, terk edilme ya da yetersiz kalma korkusu, öfke, suçluluk, değersizlik veya çaresizlik gibi duygular kaygı şeklinde ortaya çıkabilir.

Aşırı Düşünme ve Felaket Senaryoları

Yaygın anksiyetede zihin çoğu zaman "ya olursa?" sorusunun etrafında döner. Kişi bir durumu yalnızca olduğu haliyle değil, olabilecek en kötü ihtimaller üzerinden düşünmeye başlayabilir.

Örneğin:

  • Ya yanlış bir karar verirsem?

  • Ya sevdiklerime bir şey olursa?

  • Ya kontrolü kaybedersem?

  • Ya hasta olursam?

  • Ya başarısız olursam?

  • Ya bu his hiç geçmezse?

Bu sorular bazen gerçekçi bir hazırlık gibi görünür. Fakat kişi aynı konuyu tekrar tekrar düşündüğü halde rahatlayamıyorsa, düşünmek çözüm üretmekten çok kaygıyı besleyen bir döngüye dönüşebilir.

Bu döngü özellikle "hep en kötüsünü düşünüyorum" ya da "sanki kötü bir haber alacakmışım gibi hissediyorum" şeklinde yaşanıyorsa sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek yazısı bu kısmı daha ayrıntılı açıklar.

Bedensel Belirtiler: İç Sıkıntısı, Gerginlik ve Tetikte Olma

Anksiyete yalnızca düşüncede yaşanmaz. Beden de kaygıya eşlik eder. Kişi göğüste sıkışma, mide düğümlenmesi, nefesin yetmemesi, kaslarda gerginlik, baş ağrısı, titreme, terleme, uyuşma, huzursuzluk veya sürekli hareket etme ihtiyacı hissedebilir.

Bu belirtiler bazen kişiyi korkutabilir. Özellikle çarpıntı, nefes darlığı, göğüs sıkışması veya baş dönmesi gibi belirtiler varsa kişi "bedensel bir sorun mu var?" diye düşünebilir. Yeni, ani, şiddetli veya açıklanamayan bedensel belirtilerde önce tıbbi değerlendirme ihmal edilmemelidir.

Tıbbi değerlendirmede ciddi bir sorun saptanmadığı halde kişi aynı belirtileri tekrar tekrar kontrol ediyor, bedenini dinliyor ve hastalık ihtimaline takılıyorsa sağlık anksiyetesi açısından ayrıca değerlendirme faydalı olabilir.

Yaygın Anksiyete, Panik Atak, Sağlık Anksiyetesi ve OKB Nasıl Ayrılır?

Bu alanlar birbirine benzeyebilir; hatta bazen aynı kişide iç içe geçebilir. Yine de sayfanın doğru anlaşılması için ayrımı sadeleştirmek faydalıdır.

Yaygın anksiyetede kaygı çoğu zaman birçok yaşam alanına yayılır. Kişi iş, sağlık, aile, gelecek, ilişkiler, para, sorumluluklar ve olası kötü sonuçlar hakkında uzun süreli endişe yaşayabilir.

Panik atak daha çok ani yükselen bedensel alarm, yoğun korku, çarpıntı, nefes darlığı, ölüm korkusu veya kontrolü kaybetme hissiyle yaşanabilir. Panik atakta atak anı daha belirgindir; yaygın anksiyetede ise kaygı gün içine yayılmış bir zemin gibi hissedilebilir.

Sağlık anksiyetesi daha çok bedensel belirtileri ciddi bir hastalık ihtimaliyle yorumlama, tekrar tekrar kontrol etme ve güvence arama döngüsüyle öne çıkar.

Obsesif kompulsif bozukluk ise istenmeyen, tekrarlayıcı düşünceler ve bu düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak için yapılan tekrar eden davranışlar ya da zihinsel ritüellerle belirginleşebilir.

Anksiyete uzun sürdüğünde depresif belirtiler de eşlik edebilir. Kişi yorgun, umutsuz, isteksiz, kararsız veya tükenmiş hissediyorsa depresyon açısından da değerlendirme gerekebilir.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nasıl Geçer?

Yaygın anksiyetenin nasıl ele alınacağı kişiye göre değişir. Bazı kişiler için psikoterapi yeterli bir çalışma alanı olabilir; bazı kişilerde psikiyatri değerlendirmesi ve ilaç desteği de sürece dahil olabilir. İlaç kullanımı, bırakılması ya da değiştirilmesi psikiyatri hekiminin değerlendirme alanıdır.

Psikoterapide amaç yalnızca kişiye "kaygılanma" demek değildir. Çünkü yaygın anksiyete yaşayan kişi çoğu zaman zaten kaygılanmak istemez; fakat kaygı zihinsel ve bedensel olarak kendini tekrar eder. Psikoterapide şu alanlar çalışılabilir:

  • Kaygının hangi durumlarda yükseldiği

  • Kişinin belirsizlikle nasıl ilişki kurduğu

  • Aşırı sorumluluk alma ve hata yapma korkusu

  • Kontrol etme ihtiyacı

  • Bedensel belirtilerin nasıl yorumlandığı

  • İlişkilerde güven, bağımlılık, ayrılık ve sınır meseleleri

  • Bastırılan öfke, suçluluk, yetersizlik veya çaresizlik duyguları

  • Kaygının kişinin yaşamındaki işlevi

Bu çalışma her zaman hızlı ve tek çizgili ilerlemez. Bazen kişi kaygısının altında tuttuğu duyguları fark etmeye başladığında, kaygıyla kurduğu ilişki de yavaş yavaş değişebilir.

Psikanalitik Psikoterapide Anksiyete Nasıl Çalışılır?

Psikanalitik psikoterapi, anksiyeteyi yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir belirti olarak değil, kişinin iç dünyasında bir anlamı olan ruhsal bir işaret olarak ele alır. Bu yaklaşımda şu sorular önemli olabilir:

  • Kaygı en çok hangi ilişkilerde veya durumlarda artıyor?

  • Kişi ne zaman kendini güvende hissetmiyor?

  • Sürekli düşünmek kişiyi hangi duygudan koruyor olabilir?

  • Kontrol etme ihtiyacı hangi korkuyla bağlantılı?

  • Kişi başkalarını hayal kırıklığına uğratmaktan neden bu kadar korkuyor?

  • Bedensel gerginlik hangi duygularla birlikte ortaya çıkıyor?

Bu sorular bir test gibi değil, terapide birlikte anlaşılacak izler gibi düşünülmelidir. Amaç kişinin kendini suçlaması değil; kaygının neden bu kadar güçlü, tekrar eden ve yorucu hale geldiğini daha derinden anlayabilmesidir.

Ne Zaman Psikolojik Destek Almak Gerekir?

Kaygı kısa süreli, duruma bağlı ve yönetilebilir olduğunda her zaman terapi gerektirmeyebilir. Ancak aşağıdaki durumlarda psikolojik destek almak faydalı olabilir:

  • Kaygı haftalar ya da aylar boyunca sürüyorsa

  • Zihin sürekli olumsuz ihtimallerle meşgulse

  • Uyku, iş, okul, ilişki veya sosyal yaşam etkileniyorsa

  • Kişi rahatlamak için sürekli kontrol ediyor, araştırıyor veya güvence arıyorsa

  • Bedensel belirtiler kaygıyı artırıyorsa

  • Panik atak, sağlık kaygısı, OKB ya da depresif belirtiler eşlik ediyorsa

  • Kişi "böyle yaşamaktan yoruldum" hissine sık sık kapılıyorsa

Kendinize zarar verme düşünceleri, yoğun umutsuzluk, yaşamı tehdit eden bir durum ya da acil bedensel belirti varsa beklemeden 112 Acil, en yakın acil servis veya ilgili sağlık kurumlarından destek alınmalıdır.

Kadıköy ve Online Yaygın Anksiyete Psikoterapisi

Uzman Psikolog Ceren Tatar olarak Kadıköy'de ve online psikoterapi sürecinde yetişkinlerle kaygı, yaygın anksiyete, panik atak, sağlık anksiyetesi, OKB, depresif belirtiler ve ilişkisel zorlanmalar üzerine çalışıyorum.

Yaygın anksiyete için psikoterapiye başvurmak, kişinin zayıf olduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman uzun süredir tek başına taşınan bir alarm halinin birlikte anlaşılması, adlandırılması ve çalışılması anlamına gelir.

Süreç hakkında bilgi almak veya görüşme oluşturmak isterseniz randevu ve iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Yaygın anksiyete bozukluğu nedir?

Yaygın anksiyete bozukluğu, kişinin farklı yaşam alanlarıyla ilgili yoğun, tekrarlayan ve kontrol etmekte zorlandığı kaygılar yaşamasıyla görülebilen bir kaygı bozukluğu türüdür. Kaygı iş, sağlık, aile, gelecek, ilişkiler veya sorumluluklar gibi birçok alana yayılabilir.

Yaygın anksiyete bozukluğu belirtileri nelerdir?

Sürekli endişe etme, aşırı düşünme, kötü bir şey olacakmış gibi hissetme, iç sıkıntısı, huzursuzluk, kas gerginliği, uyku sorunları, dikkat güçlüğü, çabuk yorulma ve bedensel gerginlik yaygın anksiyetede görülebilir.

Yaygın anksiyete ile panik atak aynı şey mi?

Hayır, aynı şey değildir. Panik atak daha çok ani yükselen yoğun korku ve bedensel alarm haliyle yaşanır. Yaygın anksiyetede ise kaygı daha süreğen, yaygın ve gün içine dağılmış şekilde olabilir. Ancak iki durum aynı kişide birlikte görülebilir.

Yaygın anksiyete sağlık anksiyetesiyle karışır mı?

Evet, karışabilir. Yaygın anksiyetede kişi birçok konuda kaygılanabilir; sağlık anksiyetesinde ise kaygı daha çok bedensel belirtiler, hastalık ihtimali, kontrol etme ve güvence arama etrafında yoğunlaşır.

Anksiyete ilaçsız geçer mi?

Bazı kişiler psikoterapiyle önemli ölçüde rahatlayabilir; bazı kişilerde psikiyatri değerlendirmesi ve ilaç desteği de gerekebilir. İlaç konusu psikiyatri hekiminin alanıdır. Psikoterapide kaygının nasıl oluştuğu, sürdüğü ve kişinin yaşamında ne anlama geldiği çalışılır.

Yaygın anksiyete için psikolog mu psikiyatrist mi?

Psikolog psikoterapi sürecinde kaygının duygusal, düşünsel, bedensel ve ilişkisel boyutlarıyla çalışır. Psikiyatrist ise tıbbi değerlendirme ve ilaç tedavisi konusunda yetkilidir. Bazı durumlarda iki destek birlikte ilerleyebilir.

Psikanalitik psikoterapi anksiyetede nasıl yardımcı olur?

Psikanalitik psikoterapi, anksiyeteyi yalnızca belirti olarak değil, kişinin iç dünyasında bir anlamı olan ruhsal bir işaret olarak ele alır. Kaygının hangi ilişkilerde, hangi duygularla ve hangi geçmiş deneyimlerle bağlantılı olduğu birlikte anlaşılmaya çalışılır.

Online psikoterapi anksiyete için uygun mu?

Online psikoterapi bazı kişiler için uygun olabilir. Uygunluk kişinin ihtiyacına, yaşam koşullarına, belirtilerin şiddetine ve güvenli bir görüşme ortamı sağlayıp sağlayamadığına göre değerlendirilmelidir.

bottom of page