top of page

Yaygın Anksiyete Bozukluğu: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Yaygın anksiyete bozukluğu, kişinin sağlık, iş, aile, ilişkiler, para veya gelecek gibi birçok konu hakkında yoğun ve kontrol etmekte zorlandığı kaygılar yaşamasıyla görülebilen bir kaygı bozukluğudur. Kaygı gün içine yayılabilir; aşırı düşünme, kötü bir şey olacakmış hissi, iç sıkıntısı, kas gerginliği, uyku güçlüğü ve sürekli tetikte olma eşlik edebilir.

Kısa cevap: Yaygın anksiyete bozukluğu psikoterapiyle, gerektiğinde psikiyatri değerlendirmesi ve ilaç desteğiyle ele alınabilir. Herkes için tek bir tedavi planı yoktur. Belirtilerin süresi, şiddeti, günlük yaşam üzerindeki etkisi, eşlik eden bedensel veya ruhsal sorunlar, kişinin tercihleri ve önceki tedavi deneyimleri birlikte değerlendirilmelidir.

Kaygıyı yalnızca bastırmaya çalışmak çoğu zaman yeterli olmaz. Psikoterapi, kaygıyı sürdüren düşünsel, bedensel ve ilişkisel döngülerin anlaşılmasına yardımcı olabilir. Bu sayfa hem yaygın anksiyete hakkında bilgi vermek hem de Kadıköy'de yüz yüze veya uygun durumlarda online psikoterapi arayan kişilerin değerlendirme ve başvuru sürecini açıklamak amacıyla hazırlanmıştır.

Hazırlayan ve gözden geçiren: Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist Ceren Tatar · Son gözden geçirme: 28 Temmuz 2026

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Kaygı, belirsizlik veya olası bir tehlike karşısında insanı hazırlayan doğal bir duygudur. Önemli bir görüşme, sağlık kontrolü, iş değişikliği veya ilişki sorunu karşısında kaygılanmak tek başına bir bozukluk anlamına gelmez.

Yaygın anksiyete bozukluğunda ise endişe tek bir olayla sınırlı kalmaz. Kişi bir gün sağlığı, başka bir gün işi, ailesi, ilişkisi veya geleceği hakkında uzun süre düşünebilir. Bir konu çözüldüğünde zihin yeni bir risk bulabilir. Kişi kaygısının aşırı olabileceğini bilse bile düşünceleri durdurmakta ve bedensel olarak gevşemekte zorlanabilir.

Tanısal değerlendirmede kaygının günlerin çoğunda aylar boyunca sürmesi, kontrol edilmesinin güç olması, eşlik eden belirtiler ve günlük işlev kaybı birlikte ele alınır. Yalnızca internetteki bir belirti listesine bakarak tanı konulamaz.

yaygın anksiyete bozukluğu

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişilerde düşünceler, bazılarında ise bedensel gerginlik ve uyku sorunları daha belirgin olabilir. Yaygın görülebilen belirtiler şunlardır:

  • Birçok konu hakkında sürekli ve aşırı endişe etme

  • Endişeyi durdurmakta veya başka bir konuya geçmekte zorlanma

  • Aynı ihtimalleri tekrar tekrar düşünme

  • Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetme

  • İç sıkıntısı, huzursuzluk ve tetikte olma

  • Kas gerginliği, baş ağrısı veya beden ağrıları

  • Uykuya dalmakta veya uykuyu sürdürmekte zorlanma

  • Dikkat toplamakta güçlük ve zihinsel yorgunluk

  • Çabuk yorulma, sinirlilik veya tahammülsüzlük

  • Mide ve bağırsak yakınmaları, çarpıntı, terleme veya nefesin yetmediği hissi

  • Rahatlamak için sık kontrol etme, araştırma veya güvence arama

Kaygı daha çok “zihnim susmuyor” biçiminde yaşanıyorsa aşırı düşünme; bedende sıkışma ve huzursuzluk öne çıkıyorsa iç sıkıntısı yazıları bu deneyimleri daha ayrıntılı açıklar.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Neden Olur?

Yaygın anksiyetenin tek bir nedeni yoktur. Biyolojik yatkınlık, mizaç, aile öyküsü, uzun süreli stres, belirsizlik, kayıp ve travmatik deneyimler, öğrenilmiş kaygı biçimleri, ilişkisel yaşantılar ve eşlik eden ruhsal ya da bedensel durumlar birlikte rol oynayabilir.

Bazı kişiler için sürekli düşünmek kontrolü kaybetmeme çabası gibi çalışır. Kişi her ihtimali önceden hesaplarsa daha güvende olacağını hissedebilir. Ancak zihin ne kadar çok kesinlik ararsa, çoğu zaman o kadar çok yeni ihtimal üretir. Kontrol etme ve güvence arama kısa süreli rahatlama sağlasa da belirsizliğin daha tehlikeli hissedilmesine yol açabilir.

Psikodinamik açıdan kaygı yalnızca bugünkü olaylarla ilgili olmayabilir. Terk edilme, yetersiz kalma, hata yapma, başkasını hayal kırıklığına uğratma, öfke, suçluluk veya çaresizlik gibi duygular kaygı biçiminde yaşanabilir. Bu olasılıklar kişiye hazır bir açıklama olarak verilmez; kişinin kendine özgü öyküsü içinde birlikte anlaşılır.

Aşırı Düşünme ve Felaket Senaryoları Kaygıyı Nasıl Besler?

Yaygın anksiyetede zihin sıklıkla “ya olursa?” sorusunun çevresinde döner. Kişi yanlış karar verme, sevdiklerine bir şey olması, hastalanma, başarısız olma veya kontrolü kaybetme ihtimallerini tekrar tekrar değerlendirebilir.

Düşünmek başlangıçta hazırlık yapmak gibi görünür. Fakat aynı soru defalarca ele alındığı halde bir karara veya kalıcı rahatlamaya ulaşılamıyorsa düşünme, sorun çözmekten çok kaygıyı yatıştırmaya çalışan bir döngüye dönüşmüş olabilir. “Hep en kötüsünü düşünüyorum” deneyimi baskınsa sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek yazısını da okuyabilirsiniz.

Anksiyetenin Bedensel Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete yalnızca düşüncede yaşanmaz. Göğüste sıkışma, çarpıntı, nefes darlığı, mide düğümlenmesi, baş dönmesi, titreme, terleme, kas gerginliği, uyuşma, yorgunluk veya uyku bozukluğu gibi bedensel belirtiler görülebilir.

Bu belirtilerin kaygıyla ilişkili olabilmesi, her bedensel belirtinin psikolojik olduğu anlamına gelmez. Yeni başlayan, ani, şiddetli, giderek artan veya daha önce tıbben değerlendirilmemiş belirtilerde uygun sağlık değerlendirmesi ihmal edilmemelidir. Tıbbi bir sorun saptanmadığı halde beden sürekli kontrol ediliyor ve hastalık ihtimali zihinden çıkarılamıyorsa sağlık anksiyetesi açısından değerlendirme yararlı olabilir

Yaygın Anksiyete Tanısı Nasıl Değerlendirilir?

Değerlendirmede kaygının ne zamandır sürdüğü, hangi konulara yayıldığı, kontrol edilip edilemediği ve uyku, iş, okul, ilişkiler ile sosyal yaşamı nasıl etkilediği ele alınır. Bedensel belirtiler, kullanılan ilaçlar veya maddeler, geçmiş ruhsal güçlükler ve daha önce alınan destekler de dikkate alınır.

Yaygın anksiyeteye depresyon, panik atak, sağlık kaygısı, OKB, travma sonrası belirtiler veya madde kullanımı eşlik edebilir. Değerlendirme yalnızca belirti saymaya değil, sıkıntının şiddeti ve işlev kaybına da dayanmalıdır. Gerekli görülen durumlarda tıbbi veya psikiyatrik değerlendirme istenebilir.

Yaygın Anksiyete, Panik Atak ve Sağlık Anksiyetesi Nasıl Ayrılır?

Panik Atak

Panik atak daha çok ani yükselen yoğun korku, çarpıntı, nefes darlığı, ölüm korkusu veya kontrolü kaybetme hissiyle yaşanır. Yaygın anksiyetede ise kaygı gün içine yayılmış ve birçok konuya dağılmış bir zemin gibi hissedilebilir.

Sağlık Anksiyetesi

Sağlık anksiyetesinde kaygı daha çok bedensel duyumları ciddi hastalık işareti gibi yorumlama, araştırma, kontrol etme ve güvence arama çevresinde yoğunlaşır. Yaygın anksiyetede sağlık kaygısı bulunabilir ancak endişe çoğunlukla başka yaşam alanlarına da yayılır.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Tedavisi: Anksiyete Nasıl Geçer?

Yaygın anksiyete bozukluğu tedavi edilebilir bir durumdur; ancak “şunu yapınca hemen geçer” biçiminde herkese uyan tek bir çözüm yoktur. Tedavi planı kaygının şiddetine, işlev kaybına, eşlik eden sorunlara, kişinin tercihine ve önceki tedavilere göre oluşturulur.

Klinik rehberlerde psikoeğitim ve izlem, yapılandırılmış öz yardım, farklı psikoterapi yaklaşımları, gevşeme çalışmaları ve gerekli durumlarda ilaç tedavisi seçenekler arasında yer alır. Bir yaklaşımın herkese diğerlerinden üstün olduğu varsayılmamalı; kişinin ihtiyacı ve önceki yanıtı dikkate alınmalıdır.

Psikoterapi Anksiyetede Ne Sağlar?

Psikoterapi, kaygının hangi durumlarda yükseldiğini, belirsizlikle kurulan ilişkiyi, aşırı sorumluluk alma ve hata yapma korkusunu, kontrol ve güvence arama döngülerini, bedensel belirtilerin nasıl yorumlandığını ve kaygının ilişkilerdeki yerini anlamaya yardımcı olabilir.

Amaç yalnızca kişiye “kaygılanma” demek değildir. Kişi zaten çoğu zaman kaygılanmak istemez. Amaç, kaygının nasıl oluştuğunu ve sürdüğünü birlikte görmek; kişinin yaşamını kaygının belirlemediği daha esnek bir alan oluşturabilmektir.

Psikanalitik ve Psikodinamik Psikoterapide Anksiyete

Psikanalitik ve psikodinamik psikoterapi, anksiyeteyi yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir belirti olarak değil, kişinin iç dünyasında anlam taşıyan bir ruhsal işaret olarak ele alır. Kaygının hangi ilişkilerde arttığı, sürekli düşünmenin hangi duygudan koruduğu, kontrol ihtiyacının hangi korkuyla bağlantılı olduğu ve kişinin kendisini ne zaman güvende hissetmediği üzerinde çalışılabilir.

Bu yaklaşım başka psikoterapi yöntemlerinin veya ilaç tedavisinin değersiz olduğu anlamına gelmez. Burada anlatılan, Ceren Tatar'ın sunduğu psikoterapi çalışmasının çerçevesidir. Uygun yöntem, kişinin klinik ihtiyacı ve tercihi doğrultusunda belirlenmelidir.

Psikiyatri Değerlendirmesi ve İlaç Desteği

Kaygı çok şiddetliyse, günlük işlev belirgin biçimde bozulmuşsa, ağır depresyon, kendine zarar verme riski, madde kullanımı veya karmaşık bir klinik tablo varsa psikiyatri değerlendirmesi gerekebilir. İlaç başlama, bırakma veya doz değiştirme kararı psikiyatri hekiminin alanıdır. Psikoterapi ve psikiyatri takibi gerektiğinde birlikte yürütülebilir.

İlk Görüşme ve Psikoterapi Süreci Nasıl İlerler?

İlk görüşmede kişinin kaygıyı nasıl yaşadığı, ne zamandır sürdüğü, günlük yaşamı nasıl etkilediği, daha önce aldığı destekler ve psikoterapiden beklentileri konuşulur. Bu görüşme bir sınav değildir; çalışma için uygunluk ve ihtiyaçlar birlikte değerlendirilir.

Psikoterapi seansları 45 dakika sürer ve çoğunlukla haftada bir yapılır. Yüz yüze görüşmeler Kadıköy'deki ofiste, uygun bulunan durumlarda online olarak yürütülebilir.

Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist Ceren Tatar, yetişkinler ve 15 yaş üzeri ergenlerle yaygın anksiyete, aşırı düşünme, panik atak, sağlık kaygısı, OKB, depresif belirtiler ve ilişkisel zorlanmalar üzerine çalışmaktadır. Görüşme oluşturmak için randevu ve iletişim sayfasından bilgi alabilirsiniz.

Ne Zaman Profesyonel Destek Almak Gerekir?

Kaygı kısa süreli, belirli bir olaya bağlı ve yönetilebilir olduğunda her zaman psikoterapi gerekmeyebilir. Aşağıdaki durumlarda profesyonel değerlendirme almak yararlı olabilir:

  • Kaygı haftalar veya aylar boyunca sürüyorsa

  • Zihin birçok konuda olumsuz ihtimallerle meşgulse

  • Uyku, iş, okul, ilişki veya sosyal yaşam etkileniyorsa

  • Kişi rahatlamak için sürekli kontrol ediyor veya güvence arıyorsa

  • Bedensel belirtiler korkuyu ve araştırma davranışını artırıyorsa

  • Panik atak, OKB, depresyon veya madde kullanımı eşlik ediyorsa

  • Daha önce alınan desteğe rağmen belirgin işlev kaybı sürüyorsa

Acil durum: Kendine zarar verme düşüncesi, yoğun umutsuzluk, kendini ihmal, yaşamı tehdit eden bir durum veya yeni ve şiddetli bedensel belirtiler varsa psikoterapi randevusunu beklemeden 112 Acil, en yakın acil servis veya ilgili sağlık kurumuna başvurun.

İlgili Anksiyete Yazıları

Kaynaklar

Bu sayfa tanı koymak veya kişiye özel tedavi önermek amacıyla hazırlanmadı. Klinik doğruluk ve tedavi sınırları aşağıdaki kurumsal kaynaklarla kontrol edildi:

  • NICE: Generalised anxiety disorder and panic disorder in adults

  • NIMH: Generalized Anxiety Disorder

  • NHS: Generalised anxiety disorder

  • Türkiye Psikiyatri Derneği: Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Sıkça Sorulan Sorular

Bize Ulaşın

İletişim: 0 (216) 599 04 69

E-mail: info@cerentatar.com

Konum: Şefik Bey Sokak No:3 Kadıköy/İstanbul, 34724

Pazartesi - Cuma: 09:00 - 17.00

Cumartesi: 09.00 - 13:00

© 2026 by Uzman Psikolog Ceren TATAR. Tüm hakları saklıdır. Verilerin kopyalanması halinde yasal işlem başlatılacaktır. 
bottom of page