top of page

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir? Tedavisi ve Belirtileri

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) hastalığı, insanı kendiliğinden gelen düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak için kontrol etme, zihninden kovmaya çalışma, emin olma, kaçınma ya da zihinsel ritüeller yapma ihtiyacı hissetmesidir. Halk arasında takıntı hastalığı olarak da bilinir.

 

OKB tedavisi yalnızca takıntılı düşünceleri durdurmaya çalışmakla sınırlı değildir. Asıl önemli olan, bu düşüncelerin kişinin iç dünyasında neye karşılık geldiğini, hangi kaygıyı taşıdığını ve neden tekrar tekrar geri döndüğünü psikoterapi ile anlayarak çözmektir. Bazı kişiler ilaç tedavisi, bilişsel davranışçı terapi ya da maruz bırakma çalışmalarıyla bir süre rahatlayabilir. Ancak takıntının altında kalan bilinçdışı duygular Psikanalitik Psikoterapi ile çalışılmadığında, semptom aynı şekilde ya da farklı bir takıntı türüyle geri dönebilir.

OKB NEDİR?

OKB, kişinin zihnine istemeden gelen rahatsız edici düşünceler ve bu düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak için yaptığı tekrar eden davranışlarla kendini gösteren psikolojik kökenli bir sorundur. Takıntılı düşünceye obsesyon denir. Bu düşüncenin yarattığı kaygıyı azaltmak için yapılan davranışa ya da zihinsel ritüele kompulsiyon denir.

Kişi çoğu zaman düşüncesinin mantıksız olduğunu bilir. Ama bilmek yetmez.

“Düşününce ne kadar saçma olduğunu biliyorum ama yine de içim rahat etmiyor.”
“Kontrol etmeden duramıyorum.”
“Ya gerçekten öyleyse?”
“Bunu düşündüysem kötü biri miyim?”
“Emin olamıyorum.”

OKB’nin en yorucu tarafı da buradadır. Kişi mantığıyla düşüncenin gerçek olmadığını bilse bile, içindeki kaygı mantıkla yatışmaz. 

OKB Belirtileri Nelerdir?

OKB belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişilerde temizlik ve bulaşma korkusu öndedir. Bazılarında dini takıntılar, cinsel obsesyonlar, zarar verme korkusu, emin olamama ya da kontrol etme davranışları daha belirgindir. En sık görülen OKB belirtileri şunlardır:

•⁠  ⁠İstemeden gelen rahatsız edici düşünceler
•⁠  ⁠Aynı düşünceyi zihinden atamamak
•⁠  ⁠Sürekli emin olmaya çalışmak
•⁠  ⁠Kontrol etme ihtiyacı
•⁠  ⁠Temizlik, yıkama ya da bulaşma korkusu
•⁠  ⁠Kapı, ocak, priz gibi şeyleri tekrar tekrar kontrol etmek
•⁠  ⁠Dini, cinsel ya da zarar verme içerikli takıntılar
•⁠  ⁠İçinden sayı saymak, dua etmek ya da zihinsel ritüeller yapmak
•⁠  ⁠Bir şeyin “tam” olduğundan emin olamamak
•⁠  ⁠Kaygı azalıncaya kadar aynı davranışı tekrarlamak
•⁠  ⁠Takıntıdan dolayı günlük yaşamın, işin ya da ilişkilerin zorlanması

OKB’de kişi çoğu zaman takıntısından utanır. Bazı düşüncelerini kimseye anlatamaz. Çünkü “Bunu düşünüyorsam kötü biri miyim?” diye korkar.

Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist Ceren Tatar ise OKB’de düşüncenin içeriği çoğu zaman kişinin gerçek arzusu olmadığını tam tersine, kişi en çok korktuğu ve kendisine en yabancı gelen düşünceye takılır.
 

OKB’li Biri Nasıl Davranır?

“OKB’li biri nasıl davranır?” sorusu çok sık sorulur. Ancak OKB yaşayan herkes aynı şekilde davranmaz. Bazı kişiler dışarıdan çok düzenli, kontrollü ve sakin görünebilir. Bazıları ise sürekli kontrol eden, emin olmaya çalışan, tekrar tekrar soru soran ya da belirli şeylerden kaçınan biri gibi görünebilir. OKB’li biri sık sık şunları yaşayabilir:

•⁠  ⁠Aynı şeyi tekrar tekrar kontrol etme
•⁠  ⁠Emin olmak için sürekli soru sorma
•⁠  ⁠Bir düşünceyi zihninden uzaklaştıramama
•⁠  ⁠Kirlenme, hata yapma, günah işleme ya da zarar verme ihtimalinden yoğun korkma
•⁠  ⁠İçinden sayı sayma, dua etme ya da zihinsel ritüeller yapma
•⁠  ⁠Bazı ortamlardan, kişilerden ya da eşyalardan kaçınma
•⁠  ⁠“Ya kötü bir şey olursa?” düşüncesiyle hareket etme

Ancak dışarıdan görünen davranışlar, OKB’nin yalnızca görünen kısmıdır. Asıl zorlayıcı olan; kişinin içinde yaşadığı kuşku, suçluluk, korku ve emin olamama halidir.

Ağır OKB Belirtileri Nelerdir?

Ağır OKB belirtileri, takıntıların ve kompulsiyonların günlük yaşamı ciddi biçimde etkilemeye başlamasıyla görülür. Kişi zamanının büyük kısmını kontrol etmeye, temizlenmeye, düşüncelerini analiz etmeye ya da kaygısını azaltmaya çalışarak geçirebilir. Ağır OKB belirtileri arasında şunlar yer alabilir:

•⁠  ⁠Günlük işlerin takıntılar nedeniyle aksaması
•⁠  ⁠Saatler süren kontrol, temizlik ya da zihinsel ritüeller
•⁠  ⁠İş, okul, ilişki ve sosyal yaşamın belirgin şekilde etkilenmesi
•⁠  ⁠Evden çıkmakta, karar vermekte ya da sorumlulukları sürdürmekte zorlanma
•⁠  ⁠Yoğun suçluluk, utanç ya da kendinden korkma hissi
•⁠  ⁠Takıntılar nedeniyle sevdiklerinden, ibadetlerinden, cinsellikten, bebeğinden ya da sosyal hayattan kaçınma
⁠ Allah'a inancına rağmen ⁠“Böyle yaşamaya devam edemem” diyecek kadar tükenmiş hissetme

Ağır OKB yaşayan kişiler çoğu zaman düşüncelerinin mantıksız olduğunu fark eder; ancak buna rağmen kompulsif davranışları durdurmakta güçlük çeker. Bu nedenle ağır OKB belirtileri görüldüğünde profesyonel psikoterapi desteği ve gerektiğinde psikiyatri değerlendirmesi almak önemlidir.

Obsesyon ve Kompulsiyon Nedir?

Obsesyon, kişinin zihnine istemeden gelen, kaygı yaratan ve tekrar eden düşünce, imge ya da dürtülerdir.

Kompulsiyon ise bu kaygıyı azaltmak için yapılan davranışlar ya da zihinsel ritüellerdir.

Örneğin kişi “Ya mikrop kaptıysam?” diye düşünür ve ellerini tekrar tekrar yıkar.
“Ya ocağı açık bıraktıysam?” diye düşünür ve defalarca kontrol eder.
“Ya günaha girdiysem?” diye korkar ve içinden sürekli dua eder.
“Ya birine zarar verirsem?” diye dehşete kapılır ve kesici aletlerden uzak durur.

Kompulsiyon kısa süreli rahatlama sağlar. Ama uzun vadede takıntı döngüsünü güçlendirebilir. Çünkü kişi her kaygılandığında aynı davranışı yapmak zorunda kalır.

OKB Neden Olur?

OKB tek bir nedenden dolayı kişiyi hasta hale getirmemekle birlikte kişilik özellikleri, çocukluk deneyimleri, kaygıyla baş etme biçimi, suçluluk duygusu, kontrol ihtiyacı ve bastırılmış duygular birlikte rol oynayabilir.

Psikanalitik açıdan OKB yalnızca “beynin yanlış alarm vermesi” değildir. Aynı zamanda kişinin çocukluk çağı büyüdüğü ortam ve ebeveyn tutumlarının etkisiyle belli duygularını ve ruhsal ihtiyaçlarını bastırmak zorunda kalmasıyla birlikte ergenlik veya yetişkinlikte taşımakta zorlandığı bazı duyguların, yasaklanmış isteklerin, suçlulukların, öfkelerin ya da korkuların dolaylı yoldan görünür hale gelmesidir.

Kişi bazen doğrudan “öfkeliyim” diyemez.
Bazen “kırıldım” diyemez.
Bazen “istemiyorum” diyemez.
Bazen “kaybetmekten korkuyorum” diyemez.

Bunun yerine zihin başka bir sahne kurar:

“Ya kirlenirsem?”
“Ya günaha girersem?”
“Ya birine zarar verirsem?”
“Ya yanlış bir şey yaparsam?”
“Ya emin olamazsam?”

Takıntı bazen ruhsal çatışmanın daha kabul edilebilir, ama çok yorucu bir biçimde kendini göstermesidir.

OKB En Çok Kimlerde Görülür?

OKB farklı yaşlarda, farklı yaşam dönemlerinde ve farklı kişilik yapılarında görülebilir. Ancak kaygıya yatkın, mükemmeliyetçi, kontrol ihtiyacı yüksek, belirsizliğe tahammül etmekte zorlanan ya da suçluluk duygusu yoğun kişilerde OKB belirtileri daha belirgin hale gelebilir.

Bazı kişiler çocukluktan itibaren düzen, temizlik, kontrol ya da hata yapmama konusunda hassas olabilir. Bazılarında ise OKB belirtileri yoğun stres, kayıp, ayrılık, doğum, ilişki sorunları, ailevi krizler ya da yaşam değişimlerinden sonra belirginleşebilir.

Burada önemli olan yalnızca “OKB kimlerde görülür?” sorusuna cevap vermek değildir. Asıl önemli olan, kişinin kendi iç dünyasında takıntının hangi işlevi gördüğünü anlamaktır.

Obsesif Kişilik Özellikleri Nelerdir?

Obsesif kişilik özellikleri ile OKB aynı şey değildir. OKB’de kişi istemediği düşünceler ve tekrar eden davranışlar nedeniyle yoğun kaygı yaşar. Obsesif kişilik özelliklerinde ise daha çok düzen, kontrol, mükemmeliyetçilik, hata yapmaktan kaçınma ve esneklik kaybı öne çıkar. Obsesif kişilik özellikleri olan kişilerde şu eğilimler görülebilir:

•⁠  ⁠Her şeyi doğru yapma ihtiyacı
•⁠  ⁠Hata yapmaktan yoğun rahatsızlık duyma
•⁠  ⁠Kontrolü bırakmakta zorlanma
•⁠  ⁠Belirsizliğe tahammül edememe
•⁠  ⁠Duygular yerine düşüncelerle hareket etme
•⁠  ⁠Esnek olmakta zorlanma
•⁠  ⁠Kendine ve başkalarına karşı fazla eleştirel olma
•⁠  ⁠İşleri başkasına devretmekte güçlük çekme

Bu özellikler tek başına OKB anlamına gelmez. Ancak yoğun kontrol ihtiyacı, suçluluk duygusu ve emin olamama hali arttığında kişinin yaşam kalitesi olumsuz etkilenebilir.
 

Obsesif Kompulsif Bozukluk Nelere Yol Açabilir?

Obsesif kompulsif bozukluk tedavi edilmediğinde ya da uzun süre aynı döngü içinde devam ettiğinde kişinin yaşamını birçok alanda zorlaştırabilir.  OKB şu durumlara yol açabilir:

•⁠  ⁠Sürekli zihinsel yorgunluk
•⁠  ⁠Uyku problemleri
•⁠  ⁠Karar vermede zorlanma
•⁠  ⁠İş, okul ya da sosyal yaşamda aksama
•⁠  ⁠İlişkilerde gerilim
•⁠  ⁠Sürekli güvence arama
•⁠  ⁠Kaçınma davranışlarının artması
•⁠  ⁠Depresif duygu durum
•⁠  ⁠Panik atak ya da yoğun kaygı belirtileri
•⁠  ⁠Özgüven kaybı

OKB’nin en zorlayıcı yönlerinden biri, kişinin yaşam alanını zamanla daraltmasıdır. Başlangıçta küçük görünen bir kontrol ya da kaçınma davranışı ilerleyen süreçte daha büyük bir soruna dönüşebilir.
 

OKB Testi Tanı Koyar mı?

“OKB testi” araması yapan birçok kişi, yaşadığı belirtilerin obsesif kompulsif bozukluk ile ilişkili olup olmadığını öğrenmek ister. İnternette yer alan OKB testleri belirtiler hakkında farkındalık sağlayabilir; ancak tek başına tanı koymaz. OKB tanısı; obsesyonların, kompulsiyonların, kaygı düzeyinin ve bu belirtilerin günlük yaşam üzerindeki etkilerinin bir ruh sağlığı uzmanı tarafından değerlendirilmesiyle konulur.

 

Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:

•⁠  ⁠Aynı düşünce zihnime istemeden tekrar tekrar geliyor mu?
•⁠  ⁠Bu düşünce yoğun kaygı, suçluluk ya da korku yaratıyor mu?
•⁠  ⁠Rahatlamak için kontrol, temizlik, dua, sayı sayma ya da tekrar davranışları yapıyor muyum?
•⁠  ⁠Emin olmak için sürekli araştırıyor, soruyor ya da güvence arıyor muyum?
•⁠  ⁠Bu durum uykumu, ilişkilerimi, işimi ya da günlük yaşamımı etkiliyor mu?

Bu sorulara sık sık “evet” yanıtı veriyorsanız, OKB belirtileri açısından profesyonel değerlendirme almak faydalı olabilir.
 

OKB Nasıl Geçer?

Bazı kişiler için psikiyatri değerlendirmesi ve ilaç desteğini tercih edebilir. Bazı kişiler bilişsel davranışçı terapi ya da maruz bırakma çalışmalarıyla belirtilerinde azalma yaşayabilir. Bu yöntemler kişiye kaygıya dayanmayı, ritüeli ertelemeyi ya da kompulsiyon yapmadan beklemeyi öğretebilir. Ancak OKB sadece ilaç tedavisi, BDT terapisi, EMDR veya maruz bırakma terapisi ile de geçmez, sadece bir süre iyi gelir. 

OKB’nin geçmesi yalnızca “düşünmemeye çalışmakla” mümkün olmaz. Hatta çoğu zaman kişi düşünmemeye çalıştıkça düşünce daha da güçlenir. 

OKB yaşayan kişi zaten rahatlamak ister.
Zaten kontrol etmek istemez.

Zaten aynı şeyi tekrar tekrar düşünmekten yorulmuştur.
Ama içindeki kaygı izin vermez.

Bu nedenle “takma kafana”, “düşünme”, “abartıyorsun”, “bir şey olmaz” gibi sözler çoğu zaman işe yaramaz. Çünkü OKB’de mesele mantık eksikliği değil, içsel güvenlik duygusunun bozulmasıdır.

Takıntı bazen çözülmesi gereken bir düşünce değil, anlaşılması gereken bir ruhsal mesajdır. Bu nedenle OKB tedavisinde yalnızca davranışı durdurmak değil, takıntının hangi duyguyu taşıdığını anlamak önemlidir.
 

OKB'nin Tedavisi Nasıl Yapılmalı?

OKB tedavisi kişinin belirtilerinin şiddetine, günlük yaşamının ne kadar etkilendiğine ve eşlik eden kaygı ya da depresif belirtilere göre değişebilir. Ancak psikanalitik psikoterapi OKB’ye farklı bir yerden bakar.

Bu davranışı yapma demez.
Bu düşünceye inanma demez.
Kaygı geçene kadar bekle demez.

Şu ödevleri haftaya kadar yap demez.

Şunu anlamaya çalışır:

Bu düşünce neden özellikle bu kişide ortaya çıktı?
Bu takıntı hangi duygunun yerine geçiyor?
Kompulsiyon yapılmadığında kişi neyle karşılaşmaktan korkuyor?
Kontrol kaybolursa ne olacağı düşünülüyor?
Kişi neden kendisini bu kadar sorumlu, suçlu ya da tehlikede hissediyor?

Bu nedenle psikanalitik psikoterapide OKB tedavisi, yalnızca belirtinin azalmasını değil, takıntıyı doğuran içsel yapının anlaşılmasını hedefler.
 

OKB Türleri Nelerdir?

OKB birçok farklı tema üzerinden ortaya çıkabilir. Aynı kişi hayatının farklı dönemlerinde farklı takıntı türleri yaşayabilir.

Bu bölümde OKB türlerini kısaça özetliyorum. Her konu kendi içinde daha derin çalışılması gereken ayrı bir alan olduğu için detaylı açıklamaları ilgili yazılarda okuyabilirsiniz.

Dini Takıntılar ve Vesvese

Dini takıntılar, kişinin günah işlediğine, dinden çıktığına, yeterince temiz ibadet etmediğine ya da içinden geçen düşüncelerin inancına zarar verdiğine dair yoğun kaygılarla yaşanabilir.

Bu durum vesvese gibi görünse de, kişi düşünceyi zihninden atamıyor, sürekli emin olmaya çalışıyor ve yoğun suçluluk yaşıyorsa OKB ile ilişkili olabilir.

Dini Takıntı (Vesvese) Hastalığından Kalıcı Kurtulmanın Çözümü adlı Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist Ceren Tatar'ın kaleme aldığı yazısı

Cinsel Takıntılar ve Cinsel OKB

Cinsel takıntılar, kişinin istemediği cinsel düşüncelerin zihnine gelmesi ve bu düşüncelerden dolayı yoğun utanç, suçluluk ya da korku yaşamasıyla görülebilir.

Cinsel OKB’de bu düşünceler kişinin gerçek isteğini, yönelimini ya da karakterini göstermez. Çoğu zaman kişi tam da bu düşüncelerden korktuğu için onlara takılır.
 

Cinsel Takıntı (Cinsel OKB) Hastalığından Kalıcı Kurtulmanın Çözümü adlı Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist Ceren Tatar'ın kaleme aldığı yazısı

Zarar Verme Obsesyonları

Zarar verme obsesyonunda kişi kendisine, sevdiği birine, bebeğine ya da bir başkasına zarar vereceğinden korkabilir.

Bu düşünceler kişiyi çok korkutur. Kişi çoğu zaman zarar vermek istemez; tam tersine bu ihtimalden dehşete düşer.


 

Zarar Verme Obsesyonlarından Kalıcı Kurtulmanın Çözümü adlı Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist Ceren Tatar'ın kaleme aldığı yazısı

Temizlik & Bulaşma & Kirlenme Takıntısı
 

Temizlik takıntısında kişi kirlenmekten, mikrop kapmaktan ya da sevdiklerine hastalık bulaştırmaktan korkabilir.

Bu korku yıkama, temizleme, kaçınma ve kontrol davranışlarıyla devam edebilir.
 

Temizlik & Bulaşma & Kirlenme Takıntılarından Kalıcı Kurtulmanın Çözümü adlı Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist Ceren Tatar'ın kaleme aldığı yazısı

Emin Olamama ve Şüphe Takıntısı
 

Emin olamama takıntısında kişi kapıyı, ocağı, prizi ya da yaptığı bir davranışı tekrar tekrar kontrol edebilir.

Asıl mesele çoğu zaman kontrol edilen şey değil, kişinin içindeki “ya kötü bir şey olursa?” kaygısıdır.
 

Emin Olamama - Şüphe Duyma Takıntılarından Kalıcı Kurtulmanın Çözümü adlı Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist Ceren Tatar'ın kaleme aldığı yazısı

OKB’yi Kendim Yendim Diyenler Ne Yaşar?

OKB’yi kendim yendim” ya da “OKB’den kurtulanlar” gibi aramalar çok yaygındır. Çünkü kişi çoğu zaman kendi gibi birinin bu döngüden çıkıp çıkmadığını merak eder. Burada umut arayışı vardır. Kişi şunu bilmek ister:

Ben böyle mi kalacağım?
Bu düşünceler hep gelecek mi?
Gerçekten iyileşen var mı?
Bunu sadece ben mi yaşıyorum?

OKB’den çıkış mümkündür. Ancak çoğu zaman bu süreç yalnızca iradeyle, düşünceyi bastırarak ya da kendini zorlayarak ilerlemez. Kişinin takıntıyı nasıl kurduğunu, hangi duygudan kaçtığını ve hangi kaygıyı kontrol etmeye çalıştığını anlaması gerekir. OKB’yi “yenmek”, çoğu zaman takıntıyla savaşmayı bırakıp onun ne anlattığını anlamaya başlamakla mümkün olur.
 

OKB Tedavisi İçin Kadıköy’de ve Online Psikanalitik Psikoterapi Desteği

OKB, takıntı hastalığı, dini takıntılar, cinsel obsesyonlar, zarar verme korkusu, temizlik takıntısı ya da emin olamama hali uzun süredir hayatınızı etkiliyorsa, bunu yalnızca “fazla düşünmek” ya da “takıntılı olmak” gibi görmek yeterli olmayabilir. Özellikle takıntılar uykunuzu, ilişkilerinizi, işinizi, ibadetlerinizi, bedeninizle kurduğunuz bağı ya da günlük yaşamınızı zorlaştırıyorsa, altında yatan duygusal nedenleri anlamak için psikoterapi desteği almak önemlidir.

Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist Ceren Tatar, 35.000 saatin üzerinde terapi tecrübesiyle Kadıköy Bağdat Caddesi’nde yüz yüze ve online psikanalitik psikoterapi desteği sunmaktadır. Kadıköy, İstanbul Anadolu Yakası ve İstanbul’un farklı bölgelerinden yüz yüze terapi için; şehir dışında ya da yurt dışında yaşayan kişiler için ise online terapi ve online psikoterapi seçeneğiyle psikoterapi süreci planlanabilir.

 

Psikanalitik psikoterapide amaç yalnızca kişiye “takma”, “kontrol etme” ya da “düşünme” demek değildir. OKB’nin suçluluk, kaygı, kontrol ihtiyacı, bastırılmış öfke, değersizlik hissi, terk edilme korkusu, yas ya da kabul edilemeyen duygularla nasıl bağlantılı olduğu birlikte anlaşılmaya çalışılır. Randevu oluşturarak takıntı döngüsünü güvenli ve düzenli bir terapi alanında değerlendirmeye başlayabilirsiniz.
 

Sonuç: OKB Yalnızca Takıntılı Düşünmek Değildir

OKB yalnızca takıntılı düşünmek, temizlik yapmak, kontrol etmek ya da emin olamamak değildir. Çoğu zaman kişinin iç dünyasında taşımakta zorlandığı duyguların katı bir kontrol sistemiyle yönetilmeye çalışılmasıdır.

Kişi takıntısından kurtulmak ister. Ama takıntı aynı zamanda onu bazı duygulardan koruyormuş gibi de çalışabilir. Bu yüzden sadece düşünceyi bastırmak ya da davranışı durdurmak çoğu zaman yeterli olmaz.

OKB’nin gerçekten çalışılabilmesi için kişinin takıntısının neye hizmet ettiğini, hangi kaygıyı tuttuğunu ve hangi duyguyu görünmez kıldığını anlaması gerekir.

Psikanalitik psikoterapi, OKB’nin yalnızca belirtilerini değil, bu belirtilerin ruhsal anlamını da ele alır. Bazen iyileşme, takıntıyla savaşmayı bırakıp onun neyi anlatmaya çalıştığını duymakla başlar.

bottom of page