Beden Dismorfik Bozukluk Nedir? Nedenleri ve Tedavisi
Beden dismorfik bozukluk, kişinin görünümünde başkaları tarafından fark edilmeyen ya da çok küçük görülen bir kusurla yoğun şekilde meşgul olmasıdır. Dismorfofobi olarak da adlandırılan bu durumda kişi yüzünü, burnunu, cildini, saçını, kilosunu, beden şeklini ya da bedeninin başka bir bölgesini sürekli kontrol etme ihtiyacı duyabilir.
Bu meşguliyet çoğu zaman yalnızca “kendimi beğenmiyorum” gibi başlamaz. Kişi aynaya baktığında belirli bir bölgeye takılabilir, fotoğraflarda kendisine tahammül etmekte zorlanabilir, başkalarının o kusuru fark ettiğini düşünebilir ya da dışarı çıkmadan önce uzun süre kontrol etme ihtiyacı hissedebilir. Çevreden gelen “abartıyorsun”, “hiç öyle görünmüyor” ya da “bence gayet iyisin” gibi sözler kısa süreli rahatlatabilir; fakat çoğu zaman şüphe bir süre sonra yeniden geri döner.
Beden dismorfik bozukluk yalnızca dış görünüşle ilgili bir memnuniyetsizlik değildir. Kişi kendisini bütünüyle değil, kusurlu hissettiği bir parça üzerinden görmeye başladığında, görünüş kaygısı benlik algısını, sosyal hayatı, ilişkileri ve kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi etkilemeye başlar.
Dismorfofobi Nasıl Geçer?
Dismorfofobi ilaç tedavisiyle hafifleyebilir; psikanalitik psikoterapi ile ise iyileşebilir. Terapi desteği ile kişi zamanla görünüşüyle ilgili düşüncelerle daha özgür, daha az zorlayıcı ve daha bütünlüklü bir ilişki kurabilir. Ancak bu çoğu zaman yalnızca aynaya bakmayı bırakmakla, çevreden onay almakla ya da estetik bir işlem yaptırmakla kalıcı olarak çözülmez.
Çünkü beden dismorfik bozuklukta sorun yalnızca bedenin nasıl göründüğü değildir. Asıl zorlayan şey, kişinin kendisini neden bu kadar sert, parçalı ve kusurlu bir bakışın içinden görmeye başladığıdır. Kişi “burnumu beğenmiyorum”, “yüzüm kötü görünüyor” ya da “cildim yüzünden insan içine çıkmak istemiyorum” dediğinde, çoğu zaman yalnızca fiziksel bir özellikten değil; görülmekten, beğenilmemekten, yargılanmaktan ya da küçük düşmekten de söz ediyordur.
Psikanalitik Psikoterapi süreci bu noktada yalnızca düşünceyi susturmaya çalışmaz. Kişinin görünüşle ilgili takıntılı düşüncelerini, kontrol etme ihtiyacını, utanç duygusunu ve başkalarının bakışı altında nasıl hissettiğini anlamaya yardımcı olur. Amaç kişinin kendisini kusurlu hissettiği parçaya sıkışmadan, daha bütünlüklü bir yerden görebilmesidir.
Beden Dismorfik Bozukluk Belirtileri Nelerdir?
Beden dismorfik bozuklukta kişi görünüşündeki belirli bir bölgeyle yoğun, tekrarlayıcı ve zorlayıcı biçimde meşgul olur. Bu meşguliyet aynaya sık sık bakma, aynadan kaçınma, fotoğraf çektirmek istememe, fotoğrafları tekrar tekrar inceleme, başkalarından onay isteme, kusurlu görülen bölgeyi makyajla, kıyafetle, saçla, filtreyle ya da duruşla gizlemeye çalışma şeklinde görülebilir.
Kişi çoğu zaman insanların o bölgeye baktığını, kusuru fark ettiğini ya da içinden onu yargıladığını düşünür. Birinin kısa bir bakışı, yorumu ya da yüz ifadesi bile zihinde uzun süre dönebilir. “Acaba burnuma mı baktı?”, “Cildim kötü diye mi öyle davrandı?”, “Fotoğrafta herkes normal, ben neden böyle çıktım?” gibi düşünceler kişinin gününü yorucu hale getirebilir.
Bu belirtiler dışarıdan her zaman fark edilmeyebilir. Kişi çalışıyor, sosyal ortamlara giriyor ya da ilişkilerini sürdürüyor gibi görünebilir; fakat içeride sürekli kendisini kontrol eden, kıyaslayan ve kusurlu bulan bir zihinle baş başa kalabilir.
Burun Takıntısı Nasıl Geçer?
Burun takıntısı, beden dismorfik bozuklukta sık görülen görünüş kaygılarından biridir. Herkesin burnu hafif kusursuzdur ve mükemmel doğal burun diye birşey yoktur. Ancak burun takıntısı olan kişilerin gözünde ise daha yoğun kusurlu algılaması sonucu burnunun çok büyük, yamuk, kemerli, düşük, asimetrik ya da yüzüne uygun olmadığını düşünmektedirler. Bazen aynaya her baktığında ilk gördüğü şey burnu olur; fotoğraflarda yalnızca burnuna odaklanır, profilden çekilmek istemez ya da insanların konuşurken burnuna baktığını hisseder.
Burunla ilgili memnuniyetsizlik her zaman beden dismorfik bozukluk anlamına gelmez. Ancak kişi burnunu gün içinde sık sık düşünüyor, sosyal ortamlardan kaçınıyor, estetik yaptırmadan rahatlayamayacağını hissediyor ya da çevreden gelen onaylara rağmen kısa süre sonra yeniden şüpheye düşüyorsa, bu durum ruhsal olarak da ele alınmalıdır.
Burun takıntısında önemli soru yalnızca “Burnum gerçekten kötü mü?” değildir. Daha derinde, “Bu burunla görünürsem nasıl karşılanırım?”, “Beğenilmem mi?”, “İnsanların gözünde kusurlu mu olurum?” gibi sorular olabilir. Psikoterapide bu kaygının kişinin kendilik algısında, utanç duygusunda ve başkalarının bakışını deneyimleme biçiminde nasıl bir yer tuttuğu çalışılır.
Yüz Dismorfik Bozukluğu Nedir?
Yüz dismorfik bozukluğu, kişinin yüzündeki bir bölgeyle yoğun şekilde meşgul olması şeklinde yaşanabilir. Burun, cilt, çene, yanak, göz altı, saç çizgisi, yüz simetrisi ya da genel yüz şekli kişinin zihninde sürekli kontrol edilen bir alana dönüşebilir.
Kişi aynaya baktığında yüzünü bir bütün olarak görmekte zorlanabilir. Bazen yalnızca kusurlu hissettiği bölgeyi görür; yüzünün geri kalanı, ifadesi, canlılığı ya da bütünlüğü zihinsel olarak silinir. Bu nedenle kişi “yüzümü beğenmiyorum” dediğinde, çoğu zaman yalnızca estetik bir beğenmemeden değil, kendi yüzüyle dünyaya görünmenin yarattığı derin bir sıkışmadan bahsediyordur.
Bu durum kişiyi yüzeysel ya da narsisist yapmaz. Beden dismorfik bozukluk yaşayan kişi çoğu zaman kendisine hayran olduğu için değil, kendisine tahammül etmekte zorlandığı için aynaya bakar. Kontrol etmek rahatlatacak gibi görünür; fakat çoğu zaman kontrol ettikçe kusur daha gerçek, daha büyük ve daha belirleyici hale gelir.
Estetik Yaptırmak Beden Dismorfik Bozukluğu Geçirir mi?
Estetik işlem bazı kişilerde kısa süreli bir rahatlama sağlayabilir; fakat beden dismorfik bozuklukta kalıcı iyileşme çoğu zaman yalnızca dış görünüşü değiştirmekle gerçekleşmez. Beden Dismorfik Bozukluğa sahip bireylerde estetik yaptırmak kişinin algısını daha da bozabilir. Çünkü yapılan estetiğin sonucundaki görüntüde genellikle kişiyi memnun etmez ve tekrar tekrar operasyon geçirmek kişinin gerçekten deformasyona uğramasıyla sonuçlanabilir. Kişi işlemden sonra bir süre rahatlayabilir, ancak daha sonra aynı bölgeyi yeniden kontrol etmeye başlayabilir ya da zihni başka bir kusura kayabilir.
Bu durum kişinin acısını küçültmez. Tam tersine, beden dismorfik bozuklukta estetik yaptırma isteği çoğu zaman yoğun bir çaresizlikten doğar. Kişi “bunu düzeltirsem hayatıma başlayacağım”, “burnum değişirse özgüvenim gelecek”, “cildim düzelirse insan içine çıkabileceğim” diye düşünebilir.
Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist Ceren Tatar'a göre psikoterapide önemli soru yalnızca “Bu bölge değişmeli mi?” değildir. “Ben neden bu bölge değişmeden yaşanabilir, sevilebilir ve görünür hissedemiyorum?” sorusu da en az onun kadar önemlidir. Çünkü görünüşteki kusur fikri bazen kişinin daha eski utançlarını, değersizlik hislerini ve başkalarının bakışı altında var olma korkusunu taşır.
Dismorfofobi Testi Var Mı?
Dismorfofobi testi ya da beden dismorfik bozukluk testi, kişinin yaşadığı belirtileri fark etmesine yardımcı olabilir; ancak tek başına tanı koymaz. Tanı, kişinin belirtilerinin süresi, şiddeti, günlük hayatı nasıl etkilediği ve eşlik eden diğer ruhsal zorlanmalar değerlendirilerek bir uzman tarafından konur.
Kendinize şu soruları sormak fikir verebilir: Görünüşünüzdeki belirli bir bölgeyi gün içinde sık sık düşünüyor musunuz, aynaya tekrar tekrar bakma ya da aynadan kaçınma ihtiyacı hissediyor musunuz, fotoğraflarda kendinize tahammül etmekte zorlanıyor musunuz, başkalarının özellikle kusurlu bulduğunuz yere baktığını düşünüyor musunuz, çevreden onay alsanız bile kısa süre sonra yeniden şüpheye düşüyor musunuz?
Bu soruların çoğu size tanıdık geliyorsa, yaşadığınız şey yalnızca “kendini beğenmemek” olmayabilir. Özellikle bu düşünceler sosyal hayatınızı, ilişkilerinizi, işinizi, özgüveninizi ve kendinizle kurduğunuz ilişkiyi etkiliyorsa, bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek faydalı olabilir.
Dismorfofobi İlaçları Var mı?
Beden dismorfik bozuklukta ilaç tedavisinin gerekli olup olmadığı psikiyatrist tarafından değerlendirilmelidir. Bazı kişilerde yoğun kaygı, takıntılı düşünceler, depresif belirtiler ya da günlük işlevselliği belirgin şekilde etkileyen zorlanmalar olduğunda psikiyatrik değerlendirme önemli olabilir.
Beden Dismorfik Bozukluk Neden Olur?
Beden dismorfik bozukluk çocuklukta görünüş üzerinden eleştirilmek, alay edilmek, başkalarıyla kıyaslanmak, bedene ya da güzelliğe çok fazla önem verilen bir ortamda büyümek, yeterince güvenli ve bütünlüklü şekilde duygularının aynalanmaması, mükemmeliyetçilik ve utanç duygusunun görünüşe bağlanması bu tabloyu beslemektedir. Kısacası beden dismorfik bozukluk öyküsü çocuğun kendisi görünüşü, fikri ve duygularının olduğu haliyle kabul görüldüğünü, sevildiğini ve saygı duyulduğunu hissederek büyüyen kişilerde pek rastlanmaz.
Bazı kişiler için beden, küçük yaşlardan itibaren değerli olup olmadığını anlamaya çalıştığı bir alan haline gelir. Beğenilmek, fark edilmek, kabul edilmek ya da sevilmek görünüşle çok fazla bağlantılı yaşandıysa, kişi zamanla kendisini de bedenindeki ayrıntılar üzerinden değerlendirmeye başlayabilir.
Beden dismorfik bozuklukta kusur fikri bazen yalnızca fiziksel bir özellik değildir. O kusur, kişinin geçmişte yeterince görülmemiş, sevilmemiş, yatıştırılmamış ya da kabul edilmemiş yanlarının taşıyıcısı haline gelebilir. Bu yüzden kişi aynaya baktığında yalnızca yüzüne ya da bedenine değil, daha eski bir eksiklik ve utanç hissine de bakıyor gibi olabilir.
Beden Dismorfik Bozukluk Kişiyi Yüzeysel ya da Narsist Yapar mı?
Hayır. Beden dismorfik bozukluk kişinin yüzeysel, kibirli ya da narsist olduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman kişi dış görünüşüne fazla önem verdiği için değil, görünüşü üzerinden yoğun bir utanç, kaygı ve değersizlik hissettiği için bu kadar zorlanır.
Bu ayrım önemlidir. Beden dismorfik bozukluk yaşayan kişi saatlerce aynaya baksa bile bunu kendisine hayran olduğu için yapmaz. Çoğu zaman kusuru kontrol ederek rahatlamaya, emin olmaya ya da kendisini tehlikeden korumaya çalışır. Fakat kontrol ettikçe rahatlama kısa sürer ve zihin yeniden aynı soruya döner: “Gerçekten kötü mü görünüyorum?”
Kişinin kendisini bu kadar sert yargılaması, dışarıdan sanıldığı gibi basit bir beğenilme arzusu değildir. Daha derinde, başkalarının bakışı altında utanmadan var olabilme, sevilmeye değer hissetme ve kendisini parça parça değil bütün olarak yaşayabilme ihtiyacı vardır.
Beden Dismorfik Bozukluk Tedavisi Nasıl Olmalı?
Beden dismorfik bozukluk tedavisinde amaç, kişinin görünüşle ilgili düşüncelerini, kontrol etme davranışlarını, kaçınmalarını ve utanç duygusunu anlamasına yardımcı olmaktır. Terapi süreci yalnızca “bu düşünce mantıklı mı?” sorusuyla sınırlı kalmaz; “bu düşünce benim ruhsal dünyamda neyi temsil ediyor?” sorusuna da alan açar.
Psikoterapide aynaya bakma, fotoğraf kontrolü, onay arama, kıyaslama, sosyal kaçınma ve estetik işlemle rahatlama beklentisi gibi döngüler ele alınır. Kişi zamanla bu davranışların kısa süreli rahatlama sağlasa da uzun vadede kaygıyı nasıl beslediğini fark edebilir.
Psikanalitik psikoterapide beden dismorfik bozukluk, kişinin kendilik algısı, utanç duygusu, başkalarının bakışı, sevilme ve kabul edilme ihtiyacıyla birlikte düşünülür. Kişinin kendisini neden belirli bir kusur üzerinden görmeye başladığı, bu kusurun hangi eski deneyimlerle bağlantılandığı ve görünüş kaygısının hangi duyguları taşıdığı birlikte çalışılır.
Bu süreçte amaç kişinin bedenini bir anda mükemmel görmesi değildir. Daha gerçekçi hedef, kendisini yalnızca kusurlu hissettiği bölge üzerinden değerlendirmemesi, aynadaki görüntüsüyle bütün kimliğini karıştırmaması ve başkalarının bakışı altında daha az tehdit altında hissetmeye başlamasıdır.
Beden Dismorfik Bozukluk Kalıcı Tedavisi Nasıl Olur?
Beden dismorfik bozuklukta belirtinin yalnızca görünür kısmıyla değil, kişinin iç dünyasında tuttuğu yerle ilgilenilirse psikanalitik psikoterapi süreci iyileşmeye sağlar. Çünkü kişi çoğu zaman “burnum kötü”, “yüzüm asimetrik”, “cildim bozuk”, “fotoğraflarda çirkin çıkıyorum” derken yalnızca estetik bir sorundan bahsetmiyordur.
Bu cümlelerin arkasında bazen görülme korkusu, beğenilmeme endişesi, değersizlik hissi, başkalarının bakışı altında utanma, kendini yeterince iyi hissetmeme ya da sevilebilir olmaya dair derin bir emin olamama vardır. Psikanalitik çalışma, görünüşle ilgili takıntılı düşüncenin kişinin hayatında ne zaman ve nasıl bu kadar merkezi hale geldiğini anlamaya çalışır.
Kişi zamanla kusur fikrinin yalnızca bedene ait olmadığını, geçmiş ilişkileriyle, içselleştirdiği bakışlarla ve kendisine yönelttiği sertlikle de bağlantılı olduğunu görebilir. Bu farkındalık, görünüş kaygısını hemen ortadan kaldırmasa da kişinin kendisine başka bir yerden yaklaşabilmesinin yolunu açar.
Ne Zaman Destek Almak Gerekir?
Kişinin görünüşle ilgili düşünceler gün içinde sık sık geri geliyorsa, kişi aynaya bakmadan rahatlayamıyor ya da aynadan tamamen kaçıyorsa, fotoğraf çekilmekten, sosyal ortamlardan, yakın ilişkilerden veya iş hayatından uzaklaşmaya başladıysa destek almak önemlidir.
Özellikle çevreden alınan onay kısa süreli rahatlatıyor ama sonra aynı şüphe yeniden geri dönüyorsa, bu döngünün yalnızca estetik bir memnuniyetsizlik gibi ele alınmaması gerekir. Kişi “sadece biraz daha emin olsam rahatlayacağım” diye düşünebilir; fakat emin olma çabası çoğu zaman zihni daha fazla kontrol etmeye iter.
Destek almak için kişinin tamamen işlevsiz hale gelmesini beklemesi gerekmez. Bazen kişi dışarıdan hayatına devam ediyor gibi görünür; çalışır, görüşmelere gider, ilişkilerini sürdürür. Fakat içeride sürekli kendisini kontrol eden, kıyaslayan ve yargılayan bir zihinle yaşamak çok yorucudur.
Beden Dismorfik Bozukluk İçin Kadıköy’de ve Online Psikanalitik Psikoterapi Desteği
Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist Ceren Tatar, Kadıköy Bağdat Caddesi’nde ve online olarak beden dismorfik bozukluk, dismorfofobi, burun takıntısı, görünüş kaygısı, aynaya bakma, fotoğraf kontrolü, onay arama ve sosyal kaçınma döngüleri üzerine psikanalitik psikoterapi desteği sunmaktadır.
35.000 saatin üzerinde terapi tecrübesiyle yürütülen psikoterapi sürecinde amaç, kişinin yalnızca görünüşle ilgili düşüncelerini azaltmak değil; bu düşüncelerin ruhsal dünyasında neye karşılık geldiğini anlamak ve kişinin kendisiyle daha özgür, daha bütünlüklü ve daha az acımasız bir ilişki kurmasına alan açmaktır.
Beden dismorfik bozukluk yaşayan kişi çoğu zaman yalnızca bilgiye değil, gerçekten anlaşılmaya ihtiyaç duyar. Psikoterapi, kişinin kendisini kusurlu hissettiği parçaya sıkışmadan, kendi hikayesini ve kendilik algısını daha derin bir yerden anlamasına yardımcı olabilir.