BİPOLAR (İKİ UÇLU) BOZUKLUK TEDAVİSİ

Bipolar Bozukluk Psikolog, Psikoterapist
 

Bipolar Bozukluk, tekrarlayan depresyon, mani ve hipomani dönemleri ile devam eden, söz konusu dönemler arasında eşik altı belirtilerin ya da tamamen iyilik halinin bulunduğu, mevsimsel özelliğin veya mevsim geçişlerinin zaman zaman eşlik ettiği kronik bir duygu durum bozukluğudur. Bipolar Bozukluk mutlak ilaç ve psikoterapinin entegre gitmesi gereken bir hastalıktır. Bipolar Bozukluktan kurtulanlar, aynı bir şeker hastası insülin iğnesini düzenli vurduğundaki gibi ilaçlarını kullanması gerektiğini ama yeterli gelmediğini bilir. Mani dönemi, depresif duygulanımla ruhsallığın başa çıkma biçimidir. Bu nedenle de psikanalitik psikoterapi ile bu depresif duygulanımlar çalışılır.

 

Genellikle ergenlikle 20’li yaşların başlarında ilk Bipolar Bozukluğu depresif bir atak ile görürüz. Antidepresan tedavisi başlanan bu kişilerde  kişi antideprasının duygu durumunu toparlayıcı etkisiyle bu sefer mani/hipo mani dönemine girer. Bu şekilde de kişiyi Depresyon tanısından Bipolar Bozukluğun Depresyon dönemi ile ayrıştırmış oluruz. Bu şekilde Duygudurum düzenleyici ilaçlar kişinin hayatına girer. Bir çok Bipolar BOuzkluk hastaı ilaçları kullanmak istemez ama tedavi de ilacın en büyük rolü düzenli kullanımda bir sonraki atağın gelme süresini ileriye atma hatta mümkünse engellemektir. Çünkü kişi depresyon döneminde iken intihar düşünceleri ile gerçekleştirme potansiyeli fazla iken, mani döneminde de uygunsuz ve maddi-manevi zarar görebileceği bir çok davranışı gerçekleştirme potansiyelini içinde barındırır. Eğer bu ataklar kontrol altına alınmazsa ise kişinin yatışı gerekebilmektedir. Ayrıca Bipolar Bozukluğa sahip bireylerde sıklıkla anksiyete, OKB gibi eşlik eden ruhsal hastalıklar görülmektedir.

 

Bipolar Bozukluk belirtilerini 2 şekilde ayırmak gerekir. Bu iki dönem Mani ve Depresyon dönemidir. Bipolar Bozukluk adı üzerinde bir Duygu durumunda dalgalanmanın olduğu ruhsal hastalıktır. Kabaca söylersek, Mani döneminde duygu durum hali daha taşkın bir halde iken, depresyon döneminde ise bu duygu durum hali çökkündür. Peki ya Mani ve Depresyon dönemi tam olarak nedir?

Mani Dönemi Belirtileri

Manik atak için, aşağıdaki belirti ve bulguların en az 1 haftadır devam ediyor olması ve hastanın toplumsal, mesleki ve/veya sosyal işlevselliğini belirgin düzeyde etkilemiş olması gerekir:

  • Abartılı şekilde yükselmiş olan benlik saygısı

  • Uyku ihtiyacında ciddi oranda azalma

  • Olağan dışı ve sürekli kabarmış, taşkın ya da çabuk kızan duygu durum

  • Basınçlı konuşma ve konuşkanlığın fazlasıyla artması

  • Fikir uçuşmaları, düşüncelerin sanki kendi içerisinde yarışıyormuşçasına art arda gelmesi

  • Dikkatin konu dışı ya da önemsiz uyaranlara kolay şekilde çekilerek dağılabilmesi.

  • Amaca yönelik etkinlikte artma (toplumsal yönden, işte ya da okulda vs.)

  • Libido artışı

  • Kötü sonuçlar doğurma olasılığı yüksek, zevk veren etkinliklere aşırı katılma (örneğin; elindeki bütün parayı alışverişte harcama, düşüncesizce cinsel ilişkiye girme, aptalca iş yatırımları yapma)

İşlevsellik ve duygu durum bozukluğundaki değişiklik, dışarıdan başka kişiler tarafından da gözlenebilir seviyededir.

           

Bu belirtiler, genel bir tıbbi durumun ya da bir madde kullanımının fizyolojik etkilerine doğrudan bağlı değildir.

Depresyon Dönemi Belirtileri

İki haftalık bir süreç esnasında, daha önceki işlevsellik seviyesinde bir değişiklik olması ile beraber aşağıdaki belirtilerden 5 (veya daha çoğunun) bulunması; belirtilerden en az 1'inin ya ilgi kaybı ya artık zevk alamama ya da depresif duygu durum olması gerekmektedir:

  • Hastanın, kendisini boşlukta ya da üzgün hissetmesi gibi bir durumu ya kendisinin bildirmesi ya da etrafındaki kişilerin gözlemlemesi ile belirli, yaklaşık gün boyu süren ve hemen her gün yaşanan depresif duygudurum.4

  • Yaklaşık olarak gün boyu süren ve hemen her gün yaşanan, bütün etkinliklere karşı veya bu etkinliklerin büyük kısmına karşı ilgide belirgin bir azalma veya bunlardan artık eskisi kadar zevk alamıyor olma (hastanın ya kendisinin bildirmesi ya da etrafındaki kişiler tarafından gözlemleniyor olmasıyla belirlendiği üzere).

  • Diyette değilken önemli oranda kilo kaybetme veya kilo almanın görülmesi ya da iştahın hemen her gün artmış veya azalmış olması.

  • Hemen her gün, aşırı uyku ya da uykusuzluk olması.

  • Hemen her gün, retardasyon ya da psikomotor ajitasyonun olması.

  • Hemen her gün, bitkinlik, yorgunluk veya enerji kaybının olması.

  • Hemen her gün, uygun olmayan ya da aşırı suçluluk ve değersizlik duygusunun olması.

  • Hemen her gün, düşünceleri belirli bir konuda odaklama ya da genel olarak düşünme yetisinde azalma veya kararsızlık.

  • Tekrarlayan ölüm düşünceleri ve özgül bir tasarı kurulmadan tekrarlayan intihar düşünceleri, intihar girişimi veya intihar için bir tasarının olması.

Bu belirtiler mesleki, toplumsal alanlarda veya önemli diğer bir işlevsellik alanlarında bozulmaya ya da ve genel bir tıbbi durumun ya da bir madde kullanımının fizyolojik etkilerine doğrudan bağlı değildir.

 
 

Bipolar Bozukluğun tekrarlayıcı ve kronik yapısı, psikoterapi ve ilaç tedavisini  sürekliliğini gerektirmektedir. İlaç tedavisi gerekli ama tek başına yetersizdir. Bipolar hastalarına müjde niteliğinde terapi ve ilaçlarında düzen sağlar ve 3-5 yıl arasında atak geçirmezse bu çok iyidir.

Psikoterapi ile kişinin manik depresif duygu durumun altında yatan bilinçdışı sevilen nesnenin kaybına dair olan depresif duygular ve melankolik hal ve süreç içerisinde bu nesnenin kaybının kişinin bilinçdışında inkarı yani manik savunmaların altında yatan duygular Psikanalitik yönelimli bir terapi ile çalışılmalıdır.

 

İlaç tedavisi ise sıklıkla kişinin Bipolar Bozukluğu olduğunun anlaşılması, alınan bir depresyon tanısı ile geçen döneminden sonra bir Mani atağı ile belirleyici olmaktadır. Doğru ve düzenli bir ilaç tedavisi süreci önemlidir.​ İlaç tedavisinde depresif dönemlerde antidepresan kişiyi toparlayacağından, maniye girmeyi tetikleyebilmektedir. Bu nedenle de Bipolar Bozukluk tedavisinde  duygu durum düzenleyicileri ve/veya antipsikotik ilaçlar etkindir.

Bu iki tedavi yönteminin kombine gitmesi gerekirken, Bipolar kişinin hayatını ise hastalığını tetiklememeye yönelik yaşam tarzı benimsemesi çok önemlidir. Bu sayede kişinin yeni bir atak gelişinin süresini ileriye atabilir ya da engellenebilir. Bu kişiler,​

  • İlaçlarını kesinlikle kesmemeli, düzenli kullanmalı.

  • Depresif dönemde hep uyumak, mani de ise uyanık kalmak isterler. Bipolar kişilerin aslında yapması gereken güneşle birlikte uyanıp hava karardığında çok geç saatlere kalmadan yatmaları ile düzenli bir uyku sistemi oluşturmalı.

  • Mesleği dışında hobiler edinmeli (hobiler duygu düzenleme ve regüle etme de çok faydalıdır. Örneğin, mani dönemindeki biri hobileri sayesinde enerjilerini sağlıklı bir şekilde boşaltabilir, depresif dönemdeyse kendisini aktif tutacak bir uğraş içerişinde olur)

  • Stres yönetme becerilerini öğrenmeli.

  • Düzenli bir spor uğraşında olmalı (yürüyüş, yoga vs.)

  • Alkol, sigara, kahve, çay, uyuşturucu gibi uyarıcılar kullanmamalı.

  • Çok uyaranlı konser salonu, gece kulübü gibi yerlerde bulunmamalı (maniyi besler) ancak tamamen sosyal anlamda da izole olmamalı. (depresyonu besler)