Sürekli Kötü Bir Şey Olacakmış Hissi İlaçsız Tedavisi
- Uzman Psikolog Ceren TATAR

- 4 gün önce
- 5 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 1 gün önce

Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek, ortada belirgin bir tehlike yokken bile kişinin içten içe huzursuz, tetikte, gergin ve kaygılı hissetmesidir. Bu his bazen “içime kötü bir his doğuyor”, “sanki birazdan bir şey olacak”, “rahatlayamıyorum” ya da “hep en kötü senaryoyu düşünüyorum” şeklinde yaşanır.
Kişi çoğu zaman mantıken her şeyin yolunda olduğunu bilir. Ama bedeni ve zihni sanki yaklaşan bir tehlikeye hazırlanıyormuş gibi çalışır. Kalp sıkışması, nefes daralması veya mideye bir ağırlık oturabilir. Zihin sürekli “ya olursa?” sorusuna takılabilir.
Bu his kaygı, kontrol ihtiyacı, bastırılmış duygular, geçmiş güvensizlikler, ayrılık korkusu ya da kişinin içinde uzun süredir taşıdığı ruhsal gerilimlerle ilişkili olabilir.
Sürekli Kötü Bir Şey Olacakmış Gibi Hissetmek Nedir?
Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek, zihnin ve bedenin tehlike varmış gibi alarm halinde kalmasıdır. Ortada somut bir sorun olmayabilir ama kişi yine de rahat hissedemez. Bu duygu bazen sabah uyanır uyanmaz başlar. Bazen gece yatağa girince artar. Bazen de gün içinde hiçbir şey olmamışken bir anda içe çöken bir huzursuzluk gibi gelir.
Kişi kendine şu soruları sorabilir:
“Niye böyle hissediyorum?”
“Her şey yolundayken neden içim sıkılıyor?”
“Neden hep kötü bir şey olacakmış gibi geliyor?”
“Bu his neden geçmiyor?”
Bu sorular önemlidir. Çünkü bu his çoğu zaman yalnızca bugünkü olayla ilgili değildir. Bazen kişinin içinde uzun zamandır taşınan ama kelimeye dökülemeyen bir kaygının işaretidir.
Sürekli Kötü Bir Şey Olacakmış Gibi Hissetmenin Belirtileri
Bu his herkeste aynı şekilde ortaya çıkmaz. Bazı kişilerde beden daha çok konuşur. Bazılarında düşünceler hızlanır. Bazılarında ise sadece tarif edilemeyen bir iç sıkıntısı vardır. Sık görülen belirtiler şunlardır:
İç sıkıntısı yaşamak
Rahatlayamamak
En kötü senaryoyu düşünmek
Sebepsiz korku ya da huzursuzluk
Kalp sıkışması, çarpıntı veya nefes daralması
Mideye oturan kaygı hissi
Uykuya dalmakta zorlanmak
Bir mesaj, telefon ya da haberle kötü bir şey olacak sanmak
Sevdiklerine bir şey olacak diye endişelenmek
Kontrol edemediği durumlarda yoğun kaygılanmak
Bazı kişiler bu hissi şöyle anlatır:
“İçim rahat etmiyor.”
“Sanki bedenim bir şeye hazırlanıyor.”
“Bir şey olacak ama ne olduğunu bilmiyorum.”
“Her an kötü bir haber alacakmışım gibi yaşıyorum.”
Bu cümleler kaygının yalnızca düşüncede değil, bedende de yaşandığını gösterir.
Neden Hep Kötü Bir Şey Olacakmış Gibi Hissediyorum?
Bu his çoğu zaman kişinin güven duygusuyla ilişkilidir. İnsan kendini içeriden güvende hissedemediğinde, dış dünya da her an bozulabilecek bir yer gibi algılanabilir. Kişi hayatında iyi şeyler olsa bile onları kaybetmekten korkabilir.
Mutluyken bile kaygılanabilir. Sakin bir günde bile huzursuz olabilir. Sevildiği halde terk edilecekmiş gibi hissedebilir. Hayat normalken her an sevdiği birinin sağlığını kaybetmesinden endişe duyabilir. İyi giden bir şeyin ardından “ya kötüye dönerse?” diye düşünebilir.
Bazen insan geçmişte kontrolü dışında beklenmedik şeyler yaşamıştır. Bu yüzden bugün iyi giden şeylere bile tam olarak güvenemez.
Bu duygu bazen geçmiş deneyimlerle bağlantılıdır. Çocuklukta belirsizlik yaşamak, duygusal olarak güvende hissedememek, ani kayıplar, ayrılıklar, kontrol edilemeyen aile ortamları ya da sürekli güçlü kalmak zorunda olmak kişide kalıcı bir tetikte olma hali yaratabilir.
İç Sıkıntısı ve Kötü Bir Şey Olacak Hissi
İç sıkıntısı, kötü bir şey olacak hissine sık eşlik eder. Kişi bunu göğüste baskı, boğazda düğüm, midede ağırlık, nefesin daralması ya da bedende huzursuz bir enerji gibi hissedebilir. Zihin bir neden arar:
“Acaba sağlığımla ilgili bir şey mi var?”
“Acaba birine bir şey mi olacak?”
“Acaba bir hata mı yaptım?”
“Acaba ilişkim bozulacak mı?”
Kaygı bazen böyle çalışır. İçeride nedeni henüz bulunamamış bir duygu vardır. Zihin ona bir açıklama bulmaya çalışır. Fakat bulduğu açıklamalar çoğu zaman kişiyi daha da korkutur.
En Kötü Senaryoyu Düşünmek Neden Olur?
En kötü senaryoyu düşünmek, çoğu zaman zihnin kişiyi korumaya çalışma biçimidir. Zihin sanki şöyle çalışır:
“En kötüsünü önceden düşünürsem hazırlıklı olurum.”
“Kontrol edersem kötü bir şey olmasını engellerim.”
“Her ihtimali hesaba katarsam güvende olurum.”
Fakat bu sistem bir süre sonra kişiyi rahatlatmak yerine yorar. Çünkü zihin her ihtimali kontrol etmeye çalıştıkça yeni bir ihtimal çıkar. Bir senaryo biter, diğeri başlar. Kişi hiçbir zaman tam olarak emin olamaz.
Burada asıl mesele çoğu zaman düşüncenin içeriği değil, kişinin içeride güvende hissedememesidir. Yani sorun yalnızca “çok düşünmek” değildir.
Gece Gelen Kötü Birşey Olacakmış Hissi
Gece, gündüzün meşguliyetinin azaldığı bir zamandır. Telefonlar susar. İşler biter. İnsanlar evlerine çekilir. Kişi kendiyle daha çok baş başa kalır.
Gündüz bastırılan duygular, gece daha belirgin hale gelebilir. Kişi yatağa girdiğinde zihni hızlanabilir. Gün içinde görmezden geldiği kaygılar, yalnız kalınca daha güçlü hissedilebilir.
Sanki gece olunca içindeki ses daha fazla duyulur. Bu ses bazen korku, bazen yalnızlık, bazen kontrol ihtiyacı, bazen de uzun zamandır söylenmemiş duyguların sesi olabilir.
Kötü Bir Şey Olacak Hissi Nasıl Geçer?
Bu hissin geçmesi için yalnızca “düşünmemeye çalışmak” veya ''kötü birşey olmasın diye herşeyi kontrol etmek'' bu hastalığı daha da kötüleştirir. Çünkü kişi zaten düşünmek istemez. Ama zihin durmaz.
Kötü bir şey olacak hissi, çoğu zaman kişinin iç dünyasında bir şeyin anlaşılmaya ihtiyaç duyduğunu gösterir. Şu sorular psikanalitik psikoterapide terapistin yardımıyla bu hissi anlamaya yardımcı olabilir:
“Bu his en çok ne zaman geliyor?”
“Yalnız kalınca mı artıyor?”
“Birini kaybetmekten mi korkuyorum?”
“Kontrol edemediğim şeyler beni neden bu kadar zorluyor?”
“Bu kaygının altında kırgınlık, öfke ya da çaresizlik olabilir mi?”
“Hayatımda uzun süredir taşıdığım ama söyleyemediğim ne var?”
Bu sorular tek başına her şeyi çözmez. Ama kişinin kaygısını yalnızca bastırmaya değil, anlamaya başlamasına yardımcı olur.
Kötü Birşey Olacak Hissi Nasıl Geçer?
Psikanalitik psikoterapide “sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek” yalnızca bir kaygı belirtisi olarak ele alınmaz. Bu hissin kişinin iç dünyasında neye karşılık geldiği anlaşılmaya çalışılır.
Bu kaygı ne zaman başladı?
Kişi en çok hangi ilişkilerde tetikleniyor?
Neyi kaybetmekten korkuyor?
Hangi duygularını bastırıyor?
Kendini ne zaman güvende hissedemiyor?
İyi şeylere neden tam olarak güvenemiyor?
Bazen bu hissin altında geçmişte yaşanmış ani kayıplar, duygusal güvensizlikler, terk edilme korkuları, suçluluk, öfke ya da değersizlik duyguları olabilir. Kişi bu duyguları fark etmeye başladığında, kaygı yalnızca bedeni ele geçiren bir alarm olmaktan çıkar. Anlaşılabilir bir içsel işarete dönüşür.
Terapi sürecinde amaç kişiye yalnızca “korkma” demek değildir.
Amaç, korkunun nereden geldiğini, neyi anlatmaya çalıştığını ve kişinin bugün hayatını nasıl yönettiğini birlikte anlamaktır.
Sürekli Kötü Bir Şey Olacakmış Hissi İçin Kadıköy’de ve Online Psikanalitik Psikoterapi Desteği
Sürekli kötü bir şey olacakmış hissi, kötü bir şey olacakmış korkusu, iç sıkıntısı, tetikte olma ya da en kötü senaryoyu düşünme hali uzun süredir devam ediyorsa, bunu yalnızca “fazla kaygılanıyorum” diye geçiştirmek yeterli olmayabilir. Özellikle bu his uykunuzu, ilişkilerinizi, işinizi, bedeninizle kurduğunuz bağı ya da günlük yaşamınızı etkiliyorsa, altında yatan duygusal nedenleri anlamak için psikoterapi desteği almak önemlidir.
Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist Ceren Tatar, 35.000 saatin üzerinde terapi tecrübesiyle Kadıköy Bağdat Caddesi’nde yüz yüze ve online psikanalitik psikoterapi desteği sunmaktadır. Kadıköy, İstanbul Anadolu Yakası ve İstanbul’un farklı bölgelerinden yüz yüze terapi için; şehir dışında ya da yurt dışında yaşayan kişiler için ise online terapi seçeneğiyle psikoterapi süreci planlanabilir.
Psikanalitik psikoterapide amaç yalnızca kişiye “korkma” ya da “olumsuz düşünme” demek değildir. Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmenin kaygı bozukluğu, panik atak, kontrol ihtiyacı, terk edilme korkusu, belirsizliğe tahammülsüzlük, geçmiş güvensizlikler ya da bastırılmış duygularla nasıl bağlantılı olduğu birlikte anlaşılmaya çalışılır. Randevu oluşturarak bu kaygı döngüsünü güvenli ve düzenli bir terapi alanında değerlendirmeye başlayabilirsiniz.


Yorumlar