top of page

OKB'nin Tedavisi Bulundu

Güncelleme tarihi: 6 gün önce



OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) yaşayan kişiler çoğu zaman aynı noktada sıkışır:

Bir yandan “Bu düşünceler neden benim zihnime geliyor?” diye sorarken, bir yandan da “Ya bu böyle kalırsa?” korkusuyla yaşamaya çalışırlar. Yıllarca kitaplar okunur, videolar izlenir, forumlar dolaşılır. Ancak zihni gerçekten rahatlatan bir cevap bulunamaz. Çünkü OKB’de sorun yalnızca düşünceler değil, o düşüncelerle kurulan içsel ilişkidir.


Bu yazı, hızlı çözümler ya da kesin vaatler sunmak için değil; OKB’nin neden bu kadar yıpratıcı hale geldiğini ve çözümün hangi zeminde mümkün olduğunu anlamak için Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist Ceren Tatar tarafından yazıldı.


OKB’nin Tedavisi Gerçekten Mümkün mü?


Evet, OKB tedavi edilebilir. Ancak burada “tedavi” derken neyin kastedildiği çok önemlidir. OKB, yalnızca belirtileri bastırarak ya da zihni susturmaya çalışarak çözülen bir durum değildir. Kalıcı bir iyileşme, takıntıların altında yatan ruhsal çatışmaların ele alınmasıyla mümkündür. Bu nedenle rahatlamak ile iyileşmek aynı şey değildir.


''OKB Hastasıyım, Dayanamıyorum” Noktasına Nasıl Gelinir?


“OKB hastasıyım, dayanamıyorum” diyen kişiler genellikle zayıf oldukları için değil, çok uzun süre tek başına dayandıkları için bu noktaya gelir. Zihin sürekli tetikte kalır; kişi kendi düşüncelerinden bile şüphe etmeye başlar.


Bir süre sonra asıl sorun takıntılar değil, bu takıntılarla yalnız kalmış olmaktır.


Bu cümle bir çöküş değil; yardım ihtiyacının en dürüst ifadesidir.


OKB belirli bir yılda “başlayan” bir hastalık değildir. Çoğu zaman kişinin uzun süre bastırdığı kaygı, suçluluk ve kontrol ihtiyacının zihinde giderek örgütlenmesiyle gelişir.


Bu nedenle “kaç yıldır var?” sorusu değil,

“bu süreçte neler yaşandı?” sorusu belirleyicidir.


Geç kalmış olmak gibi bir durum yoktur.


OKB Çok İlerlerse Ne Olur?


OKB ilerlediğinde olan şey beynin zarar görmesi ya da kişinin kontrolden çıkması değildir.

İlerleme, takıntıların ve kompulsiyonların kişinin hayatında daha fazla alan kaplaması anlamına gelir.


Kişi zamanla:

• sosyal hayattan çekilir

• karar vermekte zorlanır

• kendine olan güvenini kaybetmeye başlar


Ancak bu süreç geri döndürülemez değildir.


OKB Tedavi Edilmezse Ne Olur?


OKB tedavi edilmezse çoğu zaman kendi kendine geçmez. Ancak burada “tedavi edilmemek” sadece hiçbir şey yapılmaması anlamına gelmez. OKB’yi yalnızca ilaçla ele almak da, çoğu zaman tedavi etmemekle eşdeğerdir.


Bu cümle sert gelebilir; ama OKB yaşayan birçok kişinin yıllar sonra fark ettiği gerçek tam olarak budur.


İlaç tedavisi, OKB’de bazı belirtileri geçici olarak hafifletebilir. Kişi biraz rahatlar, kaygı azalır, düşünceler bir süre daha az yoğun hissedilebilir. Ancak takıntıların neden ortaya çıktığı, zihnin neden bu döngüye girdiği ve hangi ruhsal çatışmaların bu yapıyı beslediği ele alınmadığında, sorun ortadan kalkmaz.


Bu durumda ne olur?

• Kişi yıllarca ilaç kullanır

• Belirtiler dönem dönem azalır, sonra geri gelir

• Zihin “demek ki bende geçmeyen bir şey var” diye düşünmeye başlar

• Umut yerini çaresizliğe bırakır


Ve en tehlikelisi:

Kişi OKB’nin tedavi edilemez olduğuna inanmaya başlar.


Oysa burada tedavi edilemeyen şey OKB değil,

yanlış ele alınan OKB’dir.


OKB’nin asıl tedavisi psikoterapidir. Çünkü OKB, yalnızca kimyasal bir dengesizlik değil; kişinin farkında bile olmadığı ruhsal yüklerin, bastırılmış duyguların ve çözülememiş içsel çatışmaların zihinde semptomlara dönüşmüş halidir. Bu yapı terapiyle ele alınmadığında, ilaç yalnızca sesi kısar; sorunu çözmez.


Bu yüzden OKB’yi sadece “beyinde olan bir hastalık” gibi görmek ve yıllarca yalnızca ilaçla ilerlemek, çoğu zaman kişiyi iyileşmeye değil, kronikleşmeye yaklaştırır.


Gerçek iyileşme, takıntıların neden bu kadar güçlendiğinin anlaşılmasıyla başlar.

Ve bu, ancak psikoterapiyle mümkündür.


OKB BEYNE ZARAR VEREN BİR HASTALIK MI


OKB, yıllardır sıkça “beyinde biten bir hastalık” gibi anlatılıyor. Hatta bazı doktorlar ve ne yazık ki mesleğini yüzeysel ele alan bazı psikologlar, OKB’yi yalnızca beyindeki bir sorun olarak açıklayıp çözümü sadece ilaç tedavisine indirgemeyi yeterli görüyor. Bu anlatım ilk anda rahatlatıcı gibi görünür; çünkü kişiye şunu söyler:

“Bu senin suçun değil, beynin.”


Ama çoğu OKB’li için bu açıklama kısa sürede başka bir korkuya dönüşür:

“O zaman beynimde geri dönüşü olmayan bir şey var.”


İşte bu noktada çok kritik bir gerçeği netleştirmek gerekir:

OKB bir beyin hasarı değildir.

OKB nörolojik bir hastalık değildir.

OKB, beynin bozulmasıyla ortaya çıkmaz.


Evet, bazı beyin bölgelerinin daha aktif çalıştığına dair bilimsel bulgular vardır. Ancak bu, beynin zarar gördüğü ya da kalıcı olarak hastalandığı anlamına gelmez. OKB, beynin yapısal bir sorunu değil; zihnin kaygı, suçluluk ve kontrol ihtiyacıyla kurduğu ilişkinin katılaşmasıdır.


Yani sorun beynin “arızalanması” değil, ruhsal süreçlerin çözülmeden kalmasıdır.


OKB’yi yalnızca beyin hastalığı gibi anlatmak, kişinin yaşadığı içsel çatışmayı görünmez kılar. Bu da çoğu zaman, gerçek tedavi yolunun baştan kaçırılmasına neden olur.


OKB’li Biri Kendine ya da Başkalarına Zarar Verir mi?


Bu, OKB yaşayan kişilerin en çok korktuğu sorulardan biridir. Ancak net bir gerçek vardır:


OKB’li kişiler zarar vermekten en çok korkan kişilerdir. Bu düşünceler bir niyetin değil, aşırı sorumluluk ve vicdan duygusunun ürünüdür. OKB, kişinin tehlikeli olduğunu değil; kendinden fazlasıyla şüphe ettiğini gösterir.


OKB’den Kurtulma Hikayelerini Neden Arıyorsunuz


Bu hikâyeler çoğu zaman umut vermesi için değil, kesinlik arayışı nedeniyle okunur.


Zihin şunu duymak ister:

“Birinin geçtiği yerden ben de geçebilir miyim?”


Ancak kalıcı değişim, başkasının hikâyesinden değil, kendi ruhsal sürecini Psikanalitik Psikoterapi ile OKB alanında uzman bir psikoterapist ile anlamaktan geçer.


Bu Soruları Sürekli Google’da Aramak Ne Anlama Gelir?


Bu sorular çoğu zaman bilgi almak için değil, kaygıyı yatıştırmak için sorulur.

Google’da tekrar tekrar aynı başlıkları aramak, OKB’nin görünmez hastalığı kötü yönde besleyen kompulsiyonlarından biridir.


Asıl çalışılması gereken, cevabın kendisi değil; bu soruları sorduran yalnızlık ve çaresizlik duygusudur.


OKB'de “Şunu Yap, Bunu Yap” Diyen Doktor ve Psikologlardan Neden Uzaklaşılmalı?


OKB, irade eksikliğiyle ilgili değildir. Zihnin neden bu noktaya geldiğini anlamadan verilen her reçete, kişiyi daha da yalnızlaştırır.


Terapi, ne yapmanız gerektiğini söyleyen bir yer değil; neden bu döngünün içinde kaldığınızı birlikte anlayabileceğiniz bir alandır.


OKB Tedavisinde Psikanalitik Psikoterapi Ne Sağlar?


Psikanalitik psikoterapi, OKB’yi yalnızca belirtiler üzerinden ele almaz. Takıntıların taşıdığı duygusal yükler, bastırılmış çatışmalar ve zihnin bu yolu neden seçtiği terapide çalışılır.


Zihin ancak anlaşıldığında gevşer. Zorlandığında değil.


Eğer Bu Yazıyı Okurken Kendinizi Bulduysanız

OKB yaşamak, kişinin karakteriyle ya da niyetiyle ilgili değildir. Çoğu zaman derinlerde fazla sorumluluk almış, duygularını uzun süre ertelemiş ve her şeyi tek başına taşımış olmanın sonucudur. Terapi, bu yükü tek başınıza taşımak zorunda olmadığınızı fark edebileceğiniz bir alan açar.

Ve bu sürecin mümkün olduğunu görmek, çoğu zaman iyileşmenin ilk adımıdır.

 
 
 
bottom of page