Takıntı hastalığında yorucu olan, yalnızca zihninize gelen düşünceler değildir. Aynı olayı tekrar tekrar incelemek, emin olmak için birine sormak veya içiniz rahat edene kadar kontrol etmek gününüzü tüketebilir. Takıntınızın konusu ne olursa olsun, bir süre sonra daha önce emin olduğunuz şeylerden bile şüphe duymaya başlayabilirsiniz. “Tamam, artık eminim” dediğiniz anda bile içinizden yeni bir “Ya acaba?” yükselebilir. Sanki hiçbir cevabın yeterli olmadığı, bildiklerinize ve hatırladıklarınıza bile güvenemediğiniz bir noktaya gelmiş hissedebilirsiniz. Yorucu olan, yalnızca kuşku duymak değil; emin olduğunuzda bile o güven duygusunun içinizde kalmamasıdır.
İlaç kullanmanıza rağmen takıntılarınız devam ediyor olabilir. Ya da ilaç kullanmak istemiyor, yan etkilerinden kaygılanıyor veya tedaviye güvenmekte zorlanıyor olabilirsiniz. İlaçsız bir iyileşme yolu ararken, hem yaşadığınız sıkıntıyı hem de tedaviyle ilgili çekincelerinizi anlayacak bir uzmana ihtiyaç duyabilirsiniz. Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist Ceren Tatar, psikodinamik–psikanalitik psikoterapide takıntıların hayatınızı nasıl kuşattığını, sürekli emin olma ihtiyacınızı ve bu sıkışmanın temelinde yer alabilecek duygusal güçlükleri sizinle birlikte ele alır.
İlk Görüşme İçin Randevu Talep Edin
OKB İlaçsız Tedavi Edilebilir mi?
Psikodinamik–psikanalitik psikoterapiyle OKB belirtilerinde ilaç kullanmadan belirgin iyileşme sağlanabilir. Takıntıların ne kadar süredir devam ettiği, kontrol ve tekrarların yaşamınıza ne kadar yerleştiği, eşlik eden güçlükler ve önceki tedavi deneyimleriniz sürecin süresini ve nasıl ilerleyeceğini etkiler. Uzun zamandır takıntılarla yaşıyor olmanız, iyileşemeyeceğiniz anlamına gelmez.
OKB alanında deneyimli bir uzmanla yürütülen düzenli çalışmada, yalnızca o anki kuşkuyu yatıştırmak değil, sizi tekrar tekrar aynı sıkışmaya götüren güçlüklerin temelini anlamak ve üzerinde çalışmak hedeflenir. İlaçsız ilerlemenin yeterli olup olmadığı ise süreç boyunca değerlendirilir; gerektiğinde psikiyatri desteğiyle birlikte çalışılır.
Takıntı Hastalığı İlaçsız Nasıl Tedavi Edilir?
İlaçsız tedavi, kendinize “Bunu düşünmeyeceğim”, “Artık bundan şüphe etmeyeceğim”, “Bundan eminim” veya “Her şeyi kontrol altında tutarsam sorun yaşamam” demek ve iradenizi daha fazla zorlamak değildir. Zaten düşüncelerinizi durdurmaya, kendinizi ikna etmeye veya hiçbir şeyi gözden kaçırmamaya çalışıyor olabilirsiniz. Yorucu olan, bütün bu çabanıza rağmen kuşkunun yeniden gelmesi ve kendinizi bir kez daha emin olmak zorunda hissetmenizdir. Bunu durduramadığınızda kendinize kızmanız da taşıdığınız yükü ağırlaştırabilir.
Psikoterapide önce yaşadığınız döngü anlaşılır: Kuşku ne zaman başlıyor? Onu gidermek için neler yapıyorsunuz? Rahatlama ne kadar sürüyor? Kontrol etmediğinizde ne olmasından korkuyorsunuz? Dışarıdan fark edilmeyen zihinsel tekrarlar, geçmişi incelemeler ve sürekli cevap arayışı da bu çalışmanın içindedir.
Takıntıların konusu şüphe ve emin olamama, dini düşünceler veya cinsel obsesyonlar olabilir. Ancak çalışma, yalnızca o günkü soruya rahatlatıcı bir cevap bulmaya dayanmaz; sizi tekrar tekrar kesinlik aramaya götüren güçlükler de ele alınır.
Psikanalitik Psikoterapi OKB’de Neyi Ele Alır?
Bir düşüncenin gerçekçi olmadığını bilmek ya da kendinizi tekrar tekrar kontrol edip “Bu düşünce beni yansıtmıyor” diyerek emin olmaya çalışmak, bir süreliğine rahatlamanızı sağlayabilir. Ancak o an emin hissetmek, düşüncenin yarattığı korku ve huzursuzluğu kalıcı olarak geride bırakabilmekle aynı şey değildir.
Psikanalitik çalışmada, örneğin bir şeyi gözden kaçırma ihtimalinin neden dayanılmaz bir sorumluluk gibi hissedildiği araştırılır. Bir kez kontrol etmiş olmanız neden yetmiyor? İçinizde sizi yeniden kontrol etmeye zorlayan baskı nasıl oluşuyor? Hata yapmaya, belirsizliğe veya kendi duygularınıza ne kadar alan bırakabiliyorsunuz?
Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist Ceren Tatar, bu soruları kişinin yaşamındaki deneyimler ve iç dünyasındaki duygusal örüntülerle birlikte çalışır. Her takıntı aynı nedene bağlanmaz; geçmişte mutlaka bir travma bulunması gerektiği varsayılmaz.
Rahatsız edici bir düşüncenin aklınıza gelmesi, onu istediğiniz veya gerçekleştireceğiniz anlamına gelmez. Görüşmelerde amaç, düşüncenizden gizli bir istek çıkarmak ya da sizi yargılamak değil; bu düşünce karşısında neden böylesine korktuğunuzu ve kendinizi sürekli sorgulamak zorunda hissettiğinizi anlamaktır.
Bu çalışma yalnızca nedenleri konuşmakla sınırlı kalmaz. Seanslarda anlaşılmaya başlayan güçlüklerin günlük yaşamda nasıl tekrarlandığı ve takıntıya verdiğiniz tepkilerin zaman içinde nasıl değiştiği de takip edilir.
İlaç veya Önceki Psikoterapi Yeterli Gelmediyse Ne Yapılır?
Daha önce tedavi görmüş olmanıza rağmen takıntılarınızın sürmesi, sizin yeterince uğraşmadığınız veya artık iyileşemeyeceğiniz anlamına gelmez. Bir dönem rahatlamış, ardından aynı kuşkuları başka bir konuda yaşamaya başlamış da olabilirsiniz.
Böyle bir durumda yalnızca yeni takıntının konusu değil, önceki tedavinin hangi alanlarda yardımcı olduğu ve hangi güçlüklerin devam ettiği değerlendirilir. Psikodinamik–psikanalitik çalışmada sürekli kendini denetleme, suçlanmaktan korkma veya belirsizliği taşıyamama gibi kişiye özgü güçlüklerin temeli üzerinde çalışılır.
“OKB’den İlaçsız Kurtulanlar” Yorumlarını Okurken
Başkalarının iyileşme deneyimlerini okurken yalnızca hangi tedaviyi aldıklarını değil, “Benim için de bir çıkış yolu var mı?” sorusunun cevabını arıyor olabilirsiniz. Bir yorum umut verirken başka biri sizi yeniden kaygılandırabilir.
Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist Ceren Tatar’ın çalışma çerçevesinde, kişinin başkasının iyileşme hikâyesine yetişmesi beklenmez. Önemli olan, sizin yaşadığınız sıkışmanın anlaşılması ve size özgü sürecin kurulmasıdır. İyileşmenizin başka birinden daha yavaş ilerlemesi, yeterince çabalamadığınız anlamına gelmez.
Aynı yorumları yeniden okuyup kısa süre rahatlıyor, ardından “Ya benimki geçmezse?” diye tekrar araştırıyorsanız bu kesinlik arayışı da görüşmelerde ele alınır. İnternet yorumları, kişisel değerlendirmelerin yerine geçmez.
İlaçsız OKB Tedavisi Ne Kadar Sürer?
Herkes için aynı seans sayısını vermek mümkün değildir. Takıntıların ne kadar süredir devam ettiği, yaşamda kapladığı alan, eşlik eden güçlükler ve görüşmelerin düzeni süreci etkiler.
İlerleme yalnızca düşüncelerin sayısıyla ölçülmez. Bir kuşkuyla saatlerce uğraşmadan gününüze dönebilmek, sürekli onay aramamak ve ilişkilerinize daha fazla zaman ayırabilmek de önemlidir. Süreç boyunca hem yaşadığınız değişimler hem de devam eden güçlükler birlikte değerlendirilir.
İlaç Kullanmadan Psikoterapiye Başlanabilir mi?
Psikoterapiye başlamak için önce ilaç kullanmış olmanız gerekmez. Hâlihazırda ilaç kullanıyorsanız da terapiye başlamak için ilacınızı bırakmanız gerekmez.
OKB İlacını Kendi Kendine Bırakmak Neden Risklidir?
İlacı aniden bırakmak veya dozunu kendi başınıza değiştirmek, bırakma belirtilerine ve şikâyetlerinizin artmasına neden olabilir. İlaç başlama, azaltma veya bırakma kararları takip eden psikiyatristle birlikte verilmelidir. İlaçla ilgili kaygılarınız ise psikoterapide konuşulabilir.
OKB’de psikolog ve psikiyatristin çalışma alanları hakkında ayrıca bilgi alabilirsiniz.
Kadıköy’de ve Online OKB İçin Psikanalitik Psikoterapi
Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist Ceren Tatar, Kadıköy’deki ofisini kurmadan önce NP Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi’nde çalışmış; OKB tanılı bireylerle klinik deneyim edinmiştir. Klinik psikoloji yüksek lisansını, OKB tanısı olan bireylerin duygusal yeme düzeylerini inceleyen tez çalışmasıyla enstitü birincisi olarak tamamlamıştır.
Kadıköy’de yüz yüze ve online olarak yetişkinler ve 16 yaş ve üzeri ergenlerle psikodinamik–psikanalitik psikoterapi çalışmaları yürütmektedir.
İlk görüşmede takıntılarınızın hayatınızı nasıl etkilediği, önceki tedavileriniz ve beklentileriniz ele alınır. Başlamak için düşüncelerinizi eksiksiz anlatabilmeniz ya da önce kendi başınıza kontrol altına almanız gerekmez. Anlatırken yanlış anlaşılmaktan korkmanız da görüşmenin bir parçası olabilir.
Çalışma biçimi hakkında OKB için psikolog ve psikoterapi desteği sayfasından bilgi alabilirsiniz.

