Düşünce Takıntısı Nasıl Geçer
- Uzman Psikolog Ceren TATAR

- 30 Ağu 2022
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 29 Ara 2025
Düşünce Takıntısı olarak bilinen Obsesif Kompulsif Bozukluğa dair Bilmeniz Gereken Her Şey
Düşünce takıntısı, zihninizi esir alarak bir kısır döngü gibi kişinin aklından atmak istese de daha da gelen huzursuzluk verici düşüncelerdir. Bilinçdışı (İd) çatışnalı dürtü ve duyguların benlikten sızıntısı bir hastalık olarak ortaya çıkar. Düşünce takıntısı sadece Psikanalitik Psikoterapi süreci ile geçer. Çünkü siz takıntını yenmek istesenizde onunla uğraştıkça zihninize yapışır.
Asıl sorun bu düşüncelerin gelmesi değil;
Bu noktaya nasıl bu kadar üzerine düşünülmesi gereken korkutucu, tehdit edici ve kontrol edilmesi gereken bir şey gibi yaşandığıdır.
Takıntılı Düşünceler Neden Geçmiyor?
Birçok kişi yıllarca şunları dener:
• “Bu sadece bir düşünce” demeyi
• Düşünceyi bastırmayı
• Dikkatini başka yöne vermeyi
• Zihnini kontrol etmeyi
Ben zaten bunun üstüne düşünmeliyim çünkü burada bir hatam olabilir
Ama düşünce azalmaz, hatta çoğu zaman daha da güçlenir.
Çünkü takıntılı düşünceler:
• Susturulmak için gelmez
• Mantıkla ikna olmaz
• Kontrol edildikçe daha tehditkâr hale gelir
Bu noktada kişi şunu düşünmeye başlar:
“Demek ki bende bir sorun var.”
Oysa sorun kişide değil, yaklaşımdadır. Düşünce takıntısının olmasının nedeni kişinin altta yatan bilinçdışı kaygılarının takıntılı düşünceler üstünden huzursuzluk vererek çıkmasıdır. Bir nevi diş çürüğü gibi takıntılı düşünce diş ağrısına benzer. Ancak ağrının nedeni çürükte değil daha üstteki gözüken çürüğün derinlerinde olan köklerdedir. Düşünce Takıntısının geçmesi için Psikanalitik Psikoterapi ile bu düşüncelerin altında yatan duygular çalışılmalıdır.
Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist Ceren Tatar şunu hep sorar:
“Bu düşünce neden bu kişide bu kadar korkutucu bir anlam taşıyor?”
Takıntılı düşünceler çoğu zaman:
• Bastırılmış öfkenin
• Kabul edilemeyen arzuların
• Yoğun suçluluk ve utanç duygularının
• “İyi, ahlaklı, kontrol sahibi olmalıyım” baskısının
zihinsel bir kılığa bürünmüş halidir.
Yani düşünce:
Asıl duygunun yerine geçen bir taşıyıcıdır.
Bu nedenle düşünceyle savaşmak,
kişinin kendi iç dünyasıyla savaşmasına dönüşür.
Terapide kişi:
• Kendi iç yasaklarını fark eder
• “Bunu düşünmemeliyim” dediği yerleri keşfeder
• Suçluluk ve utançla ilişkisini görür
• Kontrol ihtiyacının nereden geldiğini anlamaya başlar
Bu süreçte dikkat çekici bir şey olur:
Düşünceler zorla değil, kendiliğinden etkisini kaybetmeye başlar.
Çünkü artık düşünce:
• Tehdit değildir
• Felaket anlamı taşımaz
• Kişinin kimliğiyle eşitlenmez
Düşünce Takıntısı Kalıcı Olarak Geçer mi?
Evet ama bu, düşünceyle savaşarak değil; onun neyi temsil ettiğini anlayarak olur.
Psikanalitik terapi, kişiye şunu kazandırır:
• Düşünceyle mesafe
• Duygularla temas
• Kendine karşı daha az cezalandırıcı bir iç ses
Ve bu değişimle birlikte:
Takıntılı düşünceler önemini kaybeder.
Düşünce takıntısından kendinizi rahatlatmak için elbette bir çok seçenek mevcuttur. Ancak rahatlatmak bundan kurtulmuş olmak anlamına gelmez. Örneğin odağınızı değiştirmek, düşünmemek için başka şeyler ile kendinizi oyalamak, bazı teknikler uygulamayı deneyebilirsiniz. Ancak bunların tedavi olmadığı, sadece o an ki takıntıyı rahatlattığını bilmeniz gerekmektedir. İlaç tedavisi de aynı bu şekilde ilacı kullandığınız süre boyunca sizi rahatlattığı için takıntı daha az gelir. İlacı bıraktıktan bir süre sonra ise obsesyonların tekrardan geldiğini görürsünüz. Bu nedenle de düşünce takıntısının geçmesinin tek yolu Psikanalitik Psikoterapi alanında çalışan bir psikoterapiste başvurmaktır.
Obsesif Kompulsif Bozukluk hakkında diğer yazılarımız için sayfanın aşağısındaki yazı kutucuklarına tıklayabilir veya detaylı bilgi almak için tıklayınız.








Yorumlar