top of page

Ergenlerde Kaygı ve Anksiyete: Belirtiler ve Destek

  • Yazarın fotoğrafı: Uzman Psikolog Ceren TATAR
    Uzman Psikolog Ceren TATAR
  • 20 Tem 2022
  • 6 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 3 Tem

Ergenlik dönemi, yalnızca bedensel değişimlerin değil, duygusal ve ilişkisel değişimlerin de yoğun yaşandığı bir dönemdir. Bu dönemde zaman zaman kaygı duymak beklenebilir. Sınavlar, arkadaş ilişkileri, aileyle çatışmalar, gelecek belirsizliği ve bedendeki değişimler ergenin iç dünyasında baskı yaratabilir.


Ancak kaygı sürekli hale geldiğinde, ergenin okul yaşamını, sosyal ilişkilerini, uykusunu, beden algısını veya günlük işlevselliğini belirgin biçimde etkilediğinde daha dikkatli ele alınması gerekir. Böyle durumlarda ergen psikoloğu ve ergen psikoterapisi desteği, yalnızca belirtileri azaltmaya değil, kaygının ergenin iç dünyasında neyi temsil ettiğini anlamaya da yardımcı olabilir.


Ergenlerde Kaygı ve Anksiyete Nedir?


Kaygı, insanın tehlike, belirsizlik veya zorlanma karşısında geliştirdiği doğal bir duygudur. Ergenlerde kaygı bazen sınav öncesinde, yeni bir ortama girerken, arkadaş ilişkilerinde reddedilme korkusu yaşarken veya aileden ayrışmaya çalışırken ortaya çıkabilir.


Anksiyete ise bu kaygının daha yoğun, daha sık veya daha kontrol edilmesi güç hale gelmesiyle gündeme gelir. Ergen kişi, gerçek bir tehlike olmasa bile sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissedebilir. Bu his bazen düşüncelerle, bazen bedensel belirtilerle, bazen de kaçınma davranışlarıyla kendini gösterir.


Bu nedenle ergenlerde kaygıyı yalnızca "fazla düşünmek" ya da "hassas olmak" diye görmek yeterli değildir. Kaygı, çoğu zaman ergenin ifade etmekte zorlandığı çatışmaların, bastırdığı öfkenin, ayrılık korkularının, yetersizlik duygularının veya kontrol ihtiyacının bir dili olabilir.


Ergenlikte Kaygı Ne Zaman Normaldir?


Ergenlikte belli düzeyde kaygı normaldir. Bir sınava hazırlanırken heyecanlanmak, yeni bir arkadaş grubuna girerken çekinmek, gelecek hakkında zaman zaman endişelenmek her zaman psikolojik bir sorun anlamına gelmez.


Fakat kaygı uzun süre devam ediyorsa, ergenin yaşam alanlarını daraltıyorsa, okula gitmekte zorlanmasına, sosyal ortamlardan kaçınmasına, bedensel şikayetlerinin artmasına veya sürekli güvence aramasına yol açıyorsa destek alınması daha anlamlı hale gelir.


Burada önemli olan yalnızca "kaygı var mı?" sorusu değildir. Daha doğru soru şudur: Bu kaygı ergenin hayatını ne kadar yönetmeye başladı?


Ergenlerde Anksiyete Belirtileri Nelerdir?


Ergenlerde anksiyete her zaman açık biçimde "kaygılıyım" sözüyle ifade edilmez. Bazı ergenler duygularını anlatmak yerine daha sinirli, içe kapanık, huzursuz veya bedensel olarak yorgun görünebilir. Sık görülebilen belirtiler şunlardır:


  • Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetme

  • Okul, sınav, gelecek veya sağlıkla ilgili yoğun endişe

  • Arkadaş ilişkilerinde reddedilme ya da dışlanma korkusu

  • Kalp çarpıntısı, mide bulantısı, nefes daralması, baş ağrısı

  • Uykuya dalmakta zorlanma veya sık uyanma

  • Okula gitmek istememe, ders başarısında düşme

  • Sosyal ortamlardan kaçınma

  • Sürekli onay veya güvence isteme

  • Aşırı düşünme ve karar vermekte zorlanma

  • Öfke patlamaları veya ani ağlama krizleri


Bu belirtiler tek başına tanı koymak için yeterli değildir. Ancak belirtiler sıklaşıyor, yoğunlaşıyor ve ergenin gündelik yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel değerlendirme önemlidir.


Kaygı Okul ve Sosyal Yaşamı Nasıl Etkiler?


Ergenlikte kaygı çoğu zaman okul yaşamında görünür hale gelir. Ergen ders çalışmakta zorlanabilir, sınav öncesinde donup kalabilir, derste söz almaktan kaçınabilir veya hata yapma korkusuyla performansını gösteremeyebilir.


Sosyal yaşamda ise kaygı daha sessiz ilerleyebilir. Ergen arkadaşlarıyla buluşmak istemeyebilir, mesajlara geç dönebilir, gruplar içinde kendini fazla izleniyormuş gibi hissedebilir. Bazen de tam tersi şekilde, kaygısını kontrol etmek için aşırı uyumlu, herkesin beklentisine göre davranan bir yapıya bürünebilir.


Bu noktada kaygının yalnızca "özgüven eksikliği" gibi görülmesi eksik kalır. Ergenin kendini nasıl gördüğü, başkalarının bakışını nasıl algıladığı ve hata yapmayı iç dünyasında ne kadar tehdit edici yaşadığı birlikte değerlendirilmelidir.


Ergenlerde Bedensel Kaygı Belirtileri


Kaygı yalnızca zihinsel bir süreç değildir. Ergenlerde anksiyete çoğu zaman beden üzerinden de kendini gösterir. Karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı, nefes alamama hissi, göğüste sıkışma, titreme veya çarpıntı gibi belirtiler görülebilir.


Bu belirtiler ortaya çıktığında önce gerekli tıbbi değerlendirmelerin yapılması önemlidir. Tıbbi bir açıklama bulunmadığında ya da belirtiler stresli dönemlerde belirginleştiğinde, bedensel yakınmaların kaygıyla ilişkisi psikoterapide ele alınabilir.


Bazı ergenlerde bu bedensel belirtiler panik atağa benzeyen yoğun korku anlarına dönüşebilir. Bu durumda ergenlerde panik atak belirtileri ile kaygı belirtilerini birlikte değerlendirmek gerekebilir.


Kaygılı Ergene Aile Nasıl Yaklaşmalı?


Kaygı yaşayan bir ergene "abartıyorsun", "bunda korkacak ne var" ya da "düşünme artık" demek çoğu zaman işe yaramaz. Hatta ergenin anlaşılmadığını hissetmesine ve içine daha fazla kapanmasına yol açabilir.


Ailenin ilk görevi kaygıyı hemen ortadan kaldırmaya çalışmak değil, ergenin duygusunu anlayabilen bir alan açmaktır. "Bunu yaşarken çok zorlanıyor gibisin" ya da "Sana neyin bu kadar ağır geldiğini birlikte anlamaya çalışabiliriz" gibi cümleler, ergenin kendini savunmaya geçmeden konuşabilmesine yardımcı olabilir.


Elbette bu, kaygının bütün kararları yönetmesine izin vermek anlamına gelmez. Aile hem anlayan hem de sınır koyabilen bir yerde durmalıdır. Ergenin kaçındığı her durumdan tamamen uzaklaştırılması kısa vadede rahatlatıcı görünse de uzun vadede kaygının alanını genişletebilir.


Ergenlerde Kaygı Panik Atağa Dönüşür Mü?


Her kaygı panik atağa dönüşmez. Ancak bazı ergenlerde yoğun kaygı dönemleri, çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, kontrolü kaybetme korkusu veya ölecekmiş gibi hissetme ile birlikte panik atak biçiminde yaşanabilir.


Bu durumda ergen yalnızca bedensel belirtilerden değil, belirtilerin tekrar edeceği ihtimalinden de korkmaya başlayabilir. Okula gitmek, toplu taşımaya binmek, kalabalık ortamlarda bulunmak veya yalnız kalmak daha zor hale gelebilir.


Panik atak belirtileri varsa, ergenin hem bedensel güvenliği hem de psikolojik anlam dünyası birlikte değerlendirilmelidir. Panik belirtileri çoğu zaman yalnızca "ani korku" değil, ergenin kontrol, ayrılık, bağımlılık, yalnızlık veya çaresizlik duygularıyla ilişkili olabilir.


Ergenlerde Takıntı, Sosyal Kaygı ve Sınav Kaygısı


Ergenlerde kaygı farklı biçimlerde görünebilir. Bazı ergenlerde sınav kaygısı ön plandadır. Bazılarında sosyal ortamlarda utanma, yargılanma ya da küçük düşme korkusu belirgindir. Bazılarında ise tekrarlayan düşünceler, kontrol etme, temizlik, zarar verme korkusu veya dini/cinsel içerikli takıntılar görülebilir.


Bu nedenle kaygının hangi biçimde ortaya çıktığını ayırt etmek önemlidir. Örneğin sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetme yaygın anksiyete bozukluğu ile ilişkili olabilirken, tekrarlayan ve rahatsız edici düşünceler ergenlerde takıntı ve OKB başlığı altında ayrıca ele alınabilir.


Doğru değerlendirme, ergenin yalnızca belirtisine değil, bu belirtinin hangi duygusal ihtiyaca, korkuya veya çatışmaya bağlandığına bakmayı gerektirir.


Ergen Psikoloğu Desteği Ne Zaman Düşünülmeli?


Ergenin kaygısı birkaç haftadan uzun sürüyorsa, okul başarısını, uykusunu, sosyal ilişkilerini, aile içi iletişimini veya beden sağlığı algısını belirgin biçimde etkiliyorsa psikolojik destek düşünülmelidir.

Özellikle şu durumlarda beklemeden destek almak önemlidir:


  • Ergen okula gitmekte ciddi biçimde zorlanıyorsa

  • Kendine zarar verme düşünceleri varsa

  • Yaşama isteğinde belirgin azalma ifade ediyorsa

  • Yoğun panik belirtileri yaşıyorsa

  • Madde kullanımı, riskli davranışlar veya ağır içe kapanma varsa

  • Bedensel yakınmalar sıklaşıyor ve işlevselliği bozuyorsa


Kendine zarar verme düşüncesi, intihar düşüncesi veya acil güvenlik riski olduğunda beklemeden 112 Acil Servis, en yakın hastane veya kriz desteği alınmalıdır.


Psikanalitik Psikoterapi Ergen Kaygısında Nasıl Çalışır?


Psikanalitik psikoterapi, ergenin kaygısını yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir belirti olarak görmez. Kaygının ne zaman ortaya çıktığına, hangi ilişkilerde yoğunlaştığına, hangi düşüncelerle beslendiğine ve ergenin kendilik algısında nasıl bir yere sahip olduğuna bakar.


Ergen bazen kaygısını sınavla, bedenle, sağlıkla, arkadaşlarıyla ya da aileyle ilgili gibi anlatır. Fakat psikoterapi sürecinde bu kaygının altında değersizlik, terk edilme, başarısızlık, öfke, suçluluk veya kontrol kaybı korkuları bulunabilir.


Bu nedenle psikanalitik psikoterapi nedir sorusu, ergen kaygısını anlamada önemli bir yere sahiptir. Amaç yalnızca ergenin sakinleşmesi değil, kendi duygularını tanıyabilmesi, kaygıyla kurduğu ilişkiyi anlayabilmesi ve iç dünyasında daha dayanıklı bir alan geliştirebilmesidir.


İlk Görüşme Nasıl İlerler?

Ergenlerle psikoterapi sürecinde ilk görüşme genellikle hem ergenin hem de ailenin yaşadığı zorlukları anlamaya yöneliktir. Görüşmelerde okul, arkadaş ilişkileri, aile içi iletişim, bedensel belirtiler, uyku, iştah, kaygının ne zaman arttığı ve ergenin bu durumu nasıl anlamlandırdığı ele alınır.

Ergenin mahremiyeti önemlidir. Aile sürecin tamamen dışında kalmaz; ancak ergenin terapi alanının güvenli ve özel bir alan olarak korunması gerekir. Aileyle paylaşılacak bilgiler, ergenin güvenliği ve sürecin gereklilikleri çerçevesinde dikkatle ele alınır.


Bazı durumlarda yüz yüze görüşmeler daha uygun olabilir. Bazı ergenlerde ise koşullara göre online psikoterapi desteği de değerlendirilebilir.


Ergenlerde Kaygı İçin Destek Almak


Ergenlerde kaygı çoğu zaman yalnızca "geçici bir dönem" gibi görünse de, uzun sürdüğünde ergenin kendilik algısını, ilişkilerini ve geleceğe bakışını etkileyebilir. Bu yüzden kaygıyı küçümsemeden, ama paniğe de kapılmadan ele almak önemlidir.


Psikoterapi, ergenin kaygısını bastırmaya değil, anlamaya ve dönüştürmeye yardımcı olabilir. Ergenin kendi duygularını tanıması, bedensel belirtilerini anlamlandırması, aileyle ve çevresiyle ilişkisini daha güvenli bir yerden kurması zaman içinde mümkündür.


Ergenlerde kaygı ve anksiyete belirtileri için destek almak isterseniz randevu ve iletişim sayfasından bilgi alabilirsiniz.


Sıkça Sorulan Sorular


Ergenlerde kaygı ve anksiyete belirtileri nelerdir?

Ergenlerde kaygı; sürekli endişe, kötü bir şey olacakmış hissi, okuldan kaçınma, sosyal ortamlarda zorlanma, uyku sorunları, çarpıntı, mide bulantısı, baş ağrısı ve aşırı düşünme gibi belirtilerle görülebilir. Her belirti tek başına tanı anlamına gelmez; belirtilerin süresi, şiddeti ve günlük yaşamı ne kadar etkilediği önemlidir.


Ergenlikte kaygı ne zaman normal kabul edilir?

Sınav, arkadaş ilişkileri, yeni ortamlar veya gelecek belirsizliği karşısında dönemsel kaygı beklenebilir. Ancak kaygı uzun sürüyor, ergenin okulunu, ilişkilerini, uykusunu veya bedensel iyilik halini belirgin biçimde etkiliyorsa psikolojik destek değerlendirilmelidir.


Kaygılı ergene aile nasıl davranmalı?

Aile, ergenin kaygısını küçümsemeden dinlemeli, hemen öğüt vermek yerine duygusunu anlamaya çalışmalıdır. Aynı zamanda kaygının bütün kararları yönetmesine izin vermeden, sakin ve tutarlı sınırlar kurmak önemlidir.


Ergenlerde kaygı panik atağa dönüşür mü?

Her kaygı panik atağa dönüşmez. Ancak bazı ergenlerde yoğun kaygı; çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, kontrolü kaybetme korkusu veya ölecekmiş gibi hissetme ile panik atak biçiminde yaşanabilir. Bu durumda profesyonel değerlendirme önemlidir.


Ergenlerde kaygı için psikolog desteği ne zaman gerekir?

Kaygı birkaç haftadan uzun sürüyor, okul başarısını, sosyal ilişkileri, aile içi iletişimi veya bedensel iyilik halini etkiliyorsa destek alınabilir. Kendine zarar verme düşüncesi, intihar düşüncesi veya acil güvenlik riski varsa beklemeden acil yardım alınmalıdır.


Ergen psikoterapisinde aile sürece dahil olur mu?

Ergen psikoterapisinde aile genellikle sürecin bir parçasıdır; ancak ergenin mahremiyeti korunur. Aileyle paylaşım, ergenin güvenliği ve terapötik sürecin ihtiyaçları doğrultusunda dikkatle düzenlenir.






 
 
 

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.
bottom of page