Geçmişe Takılıp Kalma Hastalığı Tedavisi
- Uzman Psikolog Ceren TATAR

- 3 Oca
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 5 gün önce

Geçmişe takılıp kalma hastalığı, kişinin geçmişte yaşadığı olayları zihninde tekrar tekrar canlandırması ve bugünü yaşamakta zorlanmasıdır. Sorun çoğu zaman geçmişte olan biten değil; zihnin bugün hâlâ oraya dönmesini engelleyememesidir. Zihin, söylenmiş bir cümleyi, yapılmamış bir tercihi ya da kaçırılmış bir ihtimali tekrar tekrar önüne getirir ve kişiyi aynı sorularla baş başa bırakır: “Neden böyle yaptım?”, “Keşke farklı davransaydım”, “Her şey burada mı koptu?”
Sürekli Geçmişe Takılıp Kalma Hastalığı
Sürekli geçmişe takılıp kalma hastalığı, zihnin kendisi veya hayatındaki insanlarla ilgili geçmişte yaşanan olumsuz anılara, hatalara ya da kayıplara tekrar tekrar dönmesi ve bugünkü yaşamının donuklaşmaya başlamasıdır. Bu durum yalnızca “çok düşünmek” değildir. Zihin geçmişi yeniden kurgular, farklı senaryolar üretir, kendini suçlar ve “başka türlü olsaydı” ihtimaliyle meşgul olur.
Psikolojide sürekli geçmişi düşünmek, çoğu zaman tamamlanmamış bir duygusal sürecin çözülmeye çalışılmasıdır.
Psikolojide Sürekli Geçmişi Takılı Kalmak Neden Olur
Zihin geçmişe saplanıp kalmayı bilinçli olarak seçmese de bazı yaşantılar vardır ki kişi o an hissettiklerini yaşayamamış, ifade edememiş ya da bastırmak zorunda kalmıştır. Bu durumda zihnin bugünü yaşamak yerine geçmişe dönme nedenidir.
Bu geri dönüşler çoğu zaman:
• bastırılmış öfke
• yaşanamamış yas
• dile getirilememiş pişmanlık
• görmezden gelinmiş kırgınlıklar etrafında şekillenir.
Zihin, çözülmemiş olanı bırakmaz.
Sürekli Geçmişi Düşünmek Ne Değildir?
Geçmişe takılıp kalmak;
• zayıflık değildir
• unutmayı bilmemek değildir
• takıntılı bir kişilik yapısının kanıtı değildir
• “herkesin başına geleni abartmak” değildir
Birçok insan geçmişte zor şeyler yaşar. Ancak herkes geçmişe takılıp kalmaz. Takılıp kalma, yaşanan olayın ruhsal olarak sindirilememesiyle ilgilidir.
Geçmişe Takılıp Kalma Neden Tek Başınıza Kurtulunmaz
Birçok kişi kendine şu soruyu sorar: “Madem bu bana zarar veriyor, neden bırakamıyorum?”
Çünkü geçmişe takılıp kalmak, her ne kadar acı verici olsa da, aynı zamanda tanıdık ve kontrol edilebilir bir alandır. Gelecek belirsizken, geçmiş nettir. Zihin, bilinmeyenle yüzleşmek yerine bildiği acıya tutunmayı seçebilir.
Bu nedenle geçmişe takıntı hastalığı, çoğu zaman bugünden kaçmanın bir yolu hâline gelir.
Overthinking ile Geçmişe Takılıp Kalma Arasındaki Fark
Geçmişe takılıp kalma çoğu zaman “çok kafaya takma” haliyle birlikte ilerler. Zihin, geçmişteki bir olayı bugünkü her şeyin nedeni gibi görmeye başlar. Kişi kendini eksik, hatalı ya da yetersiz hissettiren bir iç anlatının içine sıkışır.
Zihin geçmişte kaldıkça, bugün donuklaşır.
Sürekli Olumsuz Düşünme Hastalığı Tedavisi Mümkün mü?
Sürekli olumsuz düşünme, geçmişe takılıp kalmanın en sık eşlik eden halidir. Zihin, geçmişte yaşananları bugünkü hayatın değişmez gerçeği gibi ele alır. Bu durum, kişinin kendine bakışını ve geleceğe dair umudunu da zedeler.
Sürekli olumsuz düşünme hastalığı bu düşünceyi susturarak değil tam tersine psikanalitik psikoterapide konuşan düşüncelerin altında neden bu anlatının bu kadar güçlü hale geldiğini anlayarak çözülebilir.
İnternette ve Okuduğunuz Kitaplarda Gördüğünüz “Şunu Yap, Bunu Yap” Gibi Tavsiyeler Neden İşe Yaramaz?
Geçmişe takılıp kalan kişiler sık sık şu cümleleri duyar:
“Geçmiş geçmişte kaldı”, “çok kafaya takıyorsun”, “olumlu düşün”, “kendini oyalayacak bir şeyler bul.”
Bu cümleler iyi niyetlidir; ancak çoğu zaman kişide rahatlama değil, daha fazla yalnızlık yaratır.
Çünkü bu tavsiyeler, zihnin neden geçmişe takılı kaldığını sormaz. Sadece sonucu susturmaya çalışır. Oysa kişi zaten bırakmak istemesine rağmen bırakamıyordur. Bu noktada “bırak” denmesi, çoğu zaman şu duyguyu doğurur: “Demek ki ben yeterince güçlü değilim.”
Psikanalitik açıdan bakıldığında Uzman Klinik Psikolog Ceren Tatar der ki; zihin ancak anlaşıldığını hissettiğinde gevşer. Zorlandığında değil.
Geçmişe Takılıp Kalma Hastalığı Tedavisi Nasıl Olur?
Geçmişe takılıp kalma hastalığı tedavisi, geçmişi silmeye ya da düşünceleri bastırmadan terapi sürecinde düşüncelerin neden tam da bu noktaya tutunduğunu anlamaktır.
Bastırılmış duygular, tamamlanmamış yaşantılar ve kişinin tek başına taşımak zorunda kaldığı içsel yükler güvenli bir alanda ele alındığında, zihin aynı yere dönmek zorunda kalmaz.
Geçmişe Takılıp Kalmaktan Nasıl Kurtulurum?
Geçmişe takılıp kalmaktan kurtulmanın yolu, yaşanan olayları unutmakla değil; o olayların ruhsal olarak neden tamamlanamadığını terapide anlamakla mümkündür. Psikanalitik Terapi, zihnin sürekli geri döndüğü bu noktayı güvenli bir şekilde ele alarak döngünün çözülmesine yardımcı olur.
Eğer Bu Yazıyı Okurken Kendinizi Bulduysanız
Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist Ceren Tatar geçmişe takılıp kalmak hakkında, çoğu zaman kişinin zayıflığı değil; fazlasıyla sorumluluk almış, çok düşünmüş ve duygularını uzun süre ertelemiş olmasının sonucudur der. Zihniniz sizi cezalandırmak için değil, anlamlandırmak için geçmişe dönüyor olabilir. Bu yaşadıklarınız sizin karakteriniz değil; çözülebilir bir ruhsal süreçtir. Psikanalitik Terapi, bu yükü tek başınıza taşımak zorunda olmadığınızı fark edebileceğiniz, geçmişin bugünü yönetmediği bir alan açar. Ve evet, bu mümkündür.








Yorumlar